Abaküs Yazılım
Hukuk Bölümü
Esas No: 2014/509
Karar No: 2014/550

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2014/509 Esas 2014/550 Karar Sayılı İlamı

                    T.C.

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ

          HUKUK BÖLÜMÜ

          ESAS    NO   : 2014 / 509

          KARAR NO   : 2014 / 550

          KARAR TR    : 05.05.2014

ÖZET : Emekli Sandığı emeklisi iken 30.12.1993 tarihinde vefat eden babasından dolayı yetim aylığı alan davacının, aylığının kesilmesi ve geçmiş yıllarda ödenen aylıklara ilişkin olarak faiz alacağı çıkartılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali ile ödemek zorunda kaldığı aylıkların yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI  yerinde çözümlenmesi gerektiği hk.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

K  A  R  A  R

 

 

 

            Davacı           : M.F.T.

            Vekili              : Av. O.B.Y.

            Davalı                        : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

            Vekili              : Av. M.U.

 

 

            O L A Y          :  Davacı 30.12.1993 tarihinde vefat eden babasından dolayı almakta olduğu yetim aylığının, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi hazırlık sınıfına başladığı halde, 1.2.2003 – 31.7.2004 tarihleri arasında borç çıkarılarak 6.057,75 TL’nın tarafından 20.8.2004 – 27.11.2008 tarihleri arasında taksitle ödendikten sonra kendisinden söz konusu borçdan dolayı 4.668,98 TL faiz talep edilmesine ilişkin işlemin iptali ile 6.10.2003 tarihinden memuriyete başladığı 25.9.2005 tarihine kadar geçen dönemde üniversite öğrencisi olması sebebiyle geri ödemek zorunda kaldığı 6.057,75 TL ile birlikte alması gereken yetim aylıklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.

ANKARA 8. İDARE MAHKEMESİ :  17.11.2009 gün ve E: 2009/137, K: 2009/1739 sayı ile, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle 5510 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu ve söz konusu kanunun 96. maddesinin ve buna ilişkin yönetmeliğin uygulanması suretiyle davacı adına geriye doğru beş yıl için borç çıkarma işleminin tesis edildiği anlaşılmakla; 5510 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan işbu uyuşmazlığın, yasa hükümleri uyarınca adli yargıda (İş Mahkemelerinde) görülüp çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.

Davacı, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.

Ankara 14. İş Mahkemesi : 29.7.2011 gün ve E: 2010/431, K: 2011/700 sayı ile, davacının 6/10/2003–25.9.2005 tarihleri arasında üniversite öğrencisi olduğundan bu döneme ilişkin kurum işlemlerinin yerinde bulunmadığı ve iptali, 6/10/2003–25.9.2005 tarihleri arasına ilişkin yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte  davacıya ödenmesi, 6/10/2003–25.9.2005 tarihleri arasında davacıdan icra tehdidi altında tahsil edilen meblağın davacıya iadesine, 6/10/2003–25.9.2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak Kurum’a faiz vs. borcu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiş, bu karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi :  31.1.2013 gün ve E: 2011/14540, K: 2013/1665 sayı ile, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden önce Emekli Sandığı iştirakçisi olan babasından dolayı davacıya ölüm aylığı bağlandığı nedeniyle uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev  alanına girdiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

ANKARA 14. İŞ MAHKEMESİ : 23.5.2013 gün ve E: 2013/212, K: 2013/276 sayı ile, bozma kararına uyarak yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiş, bu karar davalı idare vekilince vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi :  11.2.2014 gün ve E: 2013/17769, K: 2014/1907 sayı ile, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.

Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘un katılımlarıyla yapılan 05.05.2014 günlü toplantısında:

l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa"nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi"ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, Emekli Sandığı emeklisi iken 30.12.1993 tarihinde vefat eden babasından dolayı yetim aylığı alan davacının, aylığının kesilmesi ve geçmiş yıllarda ödenen aylıklara ilişkin olarak faiz alacağı çıkartılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali ile ödemek zorunda kaldığı aylıkların yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü, Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığının 40.781.119.2 sicil nolu dosyasında 30.12.1993 tarihinde vefat eden babasından dolayı yetim aylığı almakta olan davacının, İstanbul Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulundan 27/01/2003 tarihinde mezun olması sonucu 01/02/2003 tarihinden itibaren aylıklarının kesildiği, 5434 sayılı Kanunun 74. maddesinin 1. bendi “ölüm tarihinde orta öğrenim yapmakta ise 20, değil ise 18 yaşını ve yüksek öğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış erkek çocuklara aylık bağlanır”  7. bendi ise; “Bir yüksek öğrenimin bitirilmesi üzerine kesilen aylıklar 25 yaşını doldurmadan ikinci bir yükseköğrenime başlamış olsa da tekrar bağlanmaz” hükmüne amir olduğu, yönetim kurulunun 07/07/2006 tarih 357 sayılı kararı gereğince “Bir yüksek öğrenimin bitirilmesinden sonra ikinci bir yüksek öğrenimde geçen süreler ile doktora veya ikinci defa yapılan master veyahut lisansüstü uzmanlık öğreniminde geçen sürelerde aylık ödenmez ve yine iki yıllık yüksekokulu bitirdikten sonra meslek yüksekokulları mezunlarının lisans öğrenimine devamları hakkındaki yönetmelik hükümleri uyarınca dikey geçiş yapmak suretiyle fakülteye kayıt yaptıranların yetim aylıklarının (hazırlık sınıfı dahil) 3. sınıftan itibaren ödenmesi şeklinde karar verildiğinden, yukarıda açıklanan madde gereğince 27/05/2004 tarihli öğrenci belgesine göre Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesine 06/10/2003 tarihinde lisans öğrenimine hazırlık sınıfına kayıt yaptırmasından dolayı davacının aylıkları İ.Ü. Hukuk Fakültesi Meslek Yüksekokulundan mezun olduğu 27/01/2003 tarihini takip eden 01/02/2003 tarihinden itibaren kesilmiş olup, hakkı olmayan 01/02/2003-31/07/2007 aylık tutarlar olan  6.057,35 TL’nın adına borç çıkarıldığı, davacının söz konusu borcu 20.8.2004 – 27.11.2008 tarihleri arasında taksitler halinde ödediği; yersiz tahsil ettiği aylıklara tahsil tarihleri itibariyle kanuni faiz uygulayarak davacının borcuna 4.668,95 TL faiz tahakkuk ettirildiği; davanın ise davacının geri ödemek zorunda kaldığı 6.057,75 TL ile birlikte alması gereken yetim aylıklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi ve kendisine 4.668,98 TL’nin faiz çıkartılarak talep edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.

31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları), devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (Emekli Sandığı İştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak ve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceği açıktır…”

Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır.

 Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının bu uyuşmazlığın çözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.

Bu durumda, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce Emekli Sandığı iştirakçisi olan babasının 30.12.1993 tarihinde vefatından dolayı ölüm aylığı bağlanan davacının, henüz 25 yaşını doldurmaması ve öğrenciliği nedeniyle İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Meslek Yüksek Okulundan mezun olduğu 7.1.2003 tarihine kadar ölüm aylığı ödendiği; davacının lisans öğrenimini tamamlayabilmek için 6.10.2003 tarihinden itibaren Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümüne kayıt olarak öğrenimine devam ettiği; Kurum tarafından 1.2.2003 - 31.7.2004 tarihleri arasında yetim aylığı kesilerek ödenen 6.057,75 TL’nin 2004 - 2008 yılları arasında taksitler halinde tahsil edildiği; davacının açmış olduğu bu dava ile geri ödediği aylıkların yasal faizi ile tahsili ile bu döneme ilişkin davalı Kuruma faiz borcunun bulunmadığının tespiti ile 2005 yılına kadar ödenmeyen aylıkların tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, davacıya, 5434 sayılı Yasa hükümlerine göre, iştirakçi babasından dolayı yetim aylığı bağlanması işleminin 5434 sayılı Yasa uyarınca tesis edilmesi hususu gözetildiğinde,  idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Ankara 8. İdare Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

S O N U Ç      : Davanın görüm ve çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 8. İdare Mahkemesinin 17.11.2009 gün ve E: 2009/137, K: 2009/1739 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 05.05.2014  gününde  OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

 

 

 

Başkan

            Serdar           

ÖZGÜLDÜR

 

Üye

Eyüp Sabri

BAYDAR

 

 

 

 

 

 

Üye

Nurdane

TOPUZ

Üye

Ali

ÇOLAK

 

 

 

 

 

 

Üye

Ayhan

AKARSU

Üye

Sıddık

YILDIZ

 

 

 

 

 

 

Üye

Mehmet

AKBULUT

 

 

 

 

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi