11. Hukuk Dairesi 2020/1338 E. , 2021/5833 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi"nce verilen 10.11.2016 gün ve 2016/215 - 2016/757 sayılı kararı onayan Daire"nin 09.12.2019 gün ve 2019/4551 - 2019/7940 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, taraflar arasında 22.03.2012 tarihinde 400.000.- TL bedelli ödünç sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalı lehine ipotek konulduğunu, sözleşmeyle, aylık akdi faiz oranının %1,98, yıllık akdi faiz oranının ise 23,75 olarak öngörüldüğünü ve ödemelerin aylık 12.900,00 TL’lik taksitler halinde yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince müvekkilinin ilk 7 takside ilişkin olarak 88.760,00 TL ödeme yaptığını ancak sonraki tarihli taksitleri ödeyemediğini bunun üzerine davalı yanca müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişildiğini, davalının bu takipte, 394.400,00 TL asıl alacak ve %180 temerrüt faiz oranıyla takip tarihine kadar işlemiş 143.953,50 TL faiz talep ettiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında ihtirazı kayıtla toplam 753.655,90 TL ödeme yaptığını, ancak müvekkilinin takipten önce ilk 7 takside ilişkin olarak 88.760,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin 35.366,00 TL’lik kısmının ana para borcundan düşülmesi gerektiğini, bu tutar mahsup edildiğinde davalı yanca talep edilebilecek ana para borcunun 364.634,00 TL olduğunu, ayrıca, davalı yanca talep edilen temerrüt faizinin de fahiş olup, müvekkilinin iktisadi mahvına sebep olabilecek nitelikte olduğunu 6098 sayılı TBK’nın 88. ve 120. maddelerine göre, davalı yanca talep edilebilecek temerrüt faiz oranının en fazla %23,75 olabileceğini ileri sürerek, fazladan ödenen 349.063,00 TL"nin 26.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili, birleşen davada, taraflar arasında 10.07.2012 tarihinde 300.000.- TL bedelli ödünç sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşmenin teminatı olmak üzere üzere müvekkiline ait taşınmaza davalı lehine ipotek konulduğunu, ilk 4 taksiti ödeyen müvekkilinin sonraki tarihli taksitleri ödeyememesi üzerine davalı yanca müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişildiğini, bu takip neticesinde, müvekkilinin, icra dosyasına icra tehdidi altında 533.895,13 TL ödeme yaptığını belirtmiş ve asıl davada ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak, fazladan ödendiğini ileri sürdüğü, 207.914,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 133,90 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 1.041,90 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 30.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.