16. Hukuk Dairesi 2017/3107 E. , 2021/1388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ...,... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 7, 34 ve 147 ada 35 parsel sayılı 14.442.93, 1.401,54 ve 1.740,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... adına tespit ve tescil edildikten sonra, vefatı nedeniyle mirasçıları adına intikal etmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği, çekişmeli 102 ada 7 ve 34 parsel sayılı taşınmazların Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı belirtilerek, bu taşınmazların 1/2 payının adına tespiti ile ödenen kamulaştırma bedelinin 1/2" lik kısmının davacıdan alınarak kendisine verilmesi, 147 ada 35 parsel sayılı taşınmazın ise 1/2 payının tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 102 ada 34 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın 1/5 payının davacıya ait olduğunun tespitine, ödenen kamulaştırma bedelinin bu oranda davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 122 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle, 102 ada 7 ve 147 ada 35 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, çekişmeli 102 ada 34 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davacı vekilinin 122 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacının, 122 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik yöntemince açılmış bir davasının bulunmaması nedeniyle, bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 3. bendinde “bu taşınmaz yönünden bu gerekçeyle” ibaresinden sonra gelen “davanın reddine” kelimelerinin çıkarılarak yerine “karar verilmesine yer olmadığına” kelimelerinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
3- Davacı vekilinin dava konusu 102 ada 7 ve 147 ada 35 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, bu taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların ortak muristen intikal ettiğini ve taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazlardan 102 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden kamulaştırma işlemi yapılması nedeniyle bu taşınmazın 1/2 payının kendisine ait olduğunun tespiti ile ödenen kamulaştırma bedelinin payı oranında davacıdan alınarak kendisine ödenmesi, 147 ada 35 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise tapu kaydının 1/2 payının iptali ile adına tescili isteminde bulunduktan sonra, mahallinde icra edilen keşifte ise bu kez, dava konusu 102 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ile yaptığı anlaşma gereği bu parselin davalıya düştüğü, 147 ada 35 parsel sayılı taşınmaza ilişkin ise davası olmadığı yönünde beyanda bulunmuş ve davacının bu sözleri Mahkemece feragat beyanı olarak kabul edilerek, bu parseller hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Feragat; davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olmakla birlikte, feragatin, açık ve net olması gerektiği kuşkusuzdur. Davacının bu beyanları, davadan feragat olarak kabul edilmiş ise de, açıklanan sözler net bir şekilde feragat iradesini yansıtmadığı halde, davacının bu sözlerinin ne anlama geldiği, anılan parsellere ilişkin davadan feragat edip etmediği ve bu parsellere dair iradesinin ne olduğu davacıdan açıklattırılmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacıya, çekişmeli taşınmazlar yönünden gerçek iradesinin ne olduğunu açıklaması için süre ve imkan tanınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin, davacının gerçek iradesi açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.