
Esas No: 2017/2584
Karar No: 2020/3869
Karar Tarihi: 26.11.2020
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/2584 Esas 2020/3869 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili bankanın İzmir Merkez Şubesi ile borçlu... San ve Tic Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca borçluya nakdi ve gayri nakdi kredi kullandırıldığını, diğer davalı borçluların da bu genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile imzaladıklarını, kullandırılan kredilerin ödenmesinde borçlularca temerrüte düşülmesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek davalıların icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar..., Ergün Nalbantoğlu, ...Teks. A.Ş, ..., ...Dış Tic Ltd, ... Tekstil Ltd, ... Gıda. Ltd, ... ve ... Tekstil Ltd. Şti. vekili; müvekkili... Ltd. Şti. ile davacı arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri bulunduğunu, diğer müvekkillerinin bu kredi sözleşmelerinde kefil olduğunu, icra dosyasına yaptıkları itirazda belirtildiği gibi davacıya muaccel bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; davacı bankanın genel kredi sözleşmesi uyarınca gerek menkul rehni ve ipotek ile alacağını güvenceye almış olmasına rağmen ipoteğin paraya çevrilmesi ile alacağın tahsili yoluna gitmeden doğrudan kefil olarak müvekkiline ilamsız icra yolu ile takibe gittiğini, müvekkiline karşı icra takibatı yapılmasının yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; davalılardan ..."in sözleşmelerde herhangi bir imzasının bulunmadığı, bu nedenle davalı ..."in dava konusu edilen alacaktan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden açılan davanın reddine, davalı borçlulardan ...Teks. Tekstil San. ve Tic. A.Ş"nin duruşmaların devamı esnasında 24/11/2005 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, takip konusu edilen alacağın müflisin sıra cetveline kaydının yapılmadığı, bu davalı yönünden itirazın iptali davasının kayıt kabul davasına dönüştüğü, söz konusu borçlunun iflas tarihi itibariyle borçlu olduğu miktarın 25.452.900,00 TL tutarında bulunduğu gerekçesiyle bu miktardaki alacağın davalının iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacının takip tarihi itibariyle 59.946,10 DM alacaklı olduğunun alınan ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu ile belirlendiği, bu miktarlar üzerinden davalılarca icra takibine yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle diğer davalılar hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
AAÜT 3/2 maddesi uyarınca; müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. Somut olayda 8 davalı ve davalı ...’in vekili tektir. 8 davalı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilirken, davalı ... bakımından sözleşmede imzası olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durum çerçevesinde davalılar vekili lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava devam ederken ... Varlık Yönetim A.Ş, davacı ... .Bankası AŞ’den alacağı temlik almıştır. Fakat ... Varlık Yönetim A.Ş gerekçeli karar başlığında gösterilmemiştir. Bu durum HMK"nın 304. maddesi uyarınca tarafların başvurusu üzerine veya re"sen düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, temyiz harcın talep halinde iadesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.