10. Hukuk Dairesi 2016/18504 E. , 2017/1194 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının sigortalılık süresinin iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Önceki bozma ilamında da belirtildiği gibi, davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7.maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2,3,6,9 ve 10. maddeleridir.
Eldeki davaya konu somut olayda; davacı Kurumca 01.05.1996-17.04.1999 ve 26.04.2011-23.07.2011 tarihleri arasında anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde sigortalı olarak kabul edilmekte iken ziraat odası kaydının usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile 01.01.1997-17.04.1999 tarihleri arasındaki sigortalılığın iptal edildiği anlaşılmaktadır. Davacıya ait ürün bedellerinden 1996,1999 ve 2000 yıllarında prim tevkifatının yapıldığı, davacının 15.08.1994-30.01.2006 tarihleri arasında Tarım Kredi kooperatifine, 20.08.1999-23.07.2011 tarihleri arasında ziraat odasına üye olup, üyelik kaydında tahrifatın belirlenemediği, davacının 1983 tarihinden itibaren tapulu tarlasının bulunduğu gözetildiğinde, davacının ihtilaf konusu dönemde kesintisiz olarak tarımsal faaliyetinin mevcut olduğu ve 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 58. Maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici 54. maddenin “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan
./..
22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.
4 üncü ve 7 nci maddeler ile 2926 sayılı Kanunun 2 nci, 5 inci ve 9 uncu maddelerine göre kayıt ve tescili yapılanların, sigortalılık tescil ve sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine sigortalılıkları geçersiz sayılarak iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31/12/2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır. …” hükmüne göre tarım Bağ-Kur sigortalılığı şartlarını taşıdığı, 01.05.1996-17.04.1999, 26.04.2011-23.07.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalı olması gerektiği gözetilerek, davacının Kurumca kabul edilen 1910 gün 506 sayılı Kanuna tabi, 1780 gün 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılık süreleri ile 571 gün askerlik borçlanması süresi nazara alındığında toplam prim gün sayısının 5414 gün olduğu dikkate alınarak, 1479 sayılı Yasanın 35. maddesinin “Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının;
Yazılı talepte bulunması, … Şarttır.” düzenlemesi karşısında, davacının Kurumdan yazılı tahsis talebinin bulunmadığı ve bu halde dava dilekçesinin tahsis talebi niteliğinde olduğu göz önünde bulundurularak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.