12. Ceza Dairesi 2018/781 E. , 2018/4701 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği
Karar Tarihi : 16/08/2017
Şüpheli ..."in suç tarihinde 205 promil alkollü olarak sebebiyet verdiği çift taraflı trafik kazasında iki kişinin yaralanması ve yaralıların şikayetçi olması sebebiyle, şüpheli hakkında Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/12482 sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma neticesinde taksirle yaralama suçundan 2016/1396 iddianame numarası ile iddianame tanzim edilerek dava açıldığı, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan ise 03.03.2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu karara karşı müşteki tarafından yapılan itiraz üzerine Alanya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2160 değişik iş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından kaldırılmasına ilişkin kararı kapsayan dosya incelendi:
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/03/2016 tarihli ve 2015/4097 esas, 2016/3289 sayılı kararında “…..Türk Ceza Kanununun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikâyetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın Türk Ceza Kanununun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği…..” şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, aynı eylem nedeniyle bir de trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde kamu davası açılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMK"nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08/01/2018 gün ve 94660652-105-07-9882-2017-kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2018 gün ve 2018/2412 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şüpheli hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine itirazın kabulüne dair karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de;
Şüpheli hakkında itirazın kabulü üzerine Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame sonucunda Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/391 esas 2017/589 sayılı kararı ile sanığın aynı eylem ile birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği bu eylemi nedeniyle aynı mahkemenin 2016/189 esas 2016/824 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, bu sebeple tehlike suçu olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasasının 309. ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Tüm bu nedenlerle; bozma isteminin CMK"nın 309. ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmadığı, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurularak hukuka aykırılığın giderildiğinin anlaşılması nedeniyle, Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, Alanya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 16/08/2017 tarihli ve 2016/2160 değişik iş sayılı kararına yönelik yapılan kanun yararına bozma talebinin CMK"nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.