16. Hukuk Dairesi 2017/2165 E. , 2021/1383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, 3621 sayılı Kanun"un 9/2. maddesi uyarınca bu işlerde uzman olan üç jeolog veya jeomorfoloji mühendisi, iki uzman ziraat mühendisi ve harita mühendisinden oluşturulacak beş kişilik uzman bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilerek taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığının usulünce tespit edilmesi, taşınmazın kumluk olup olmadığının, zilyetlik yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, toprak doldurmak suretiyle kumluk ve taşlık alanların tarım alanına dönüştürülmesinin 3402 sayılı Kanun"un 17. maddesi anlamında imar-ihya sayılmayacağı da göz önünde bulundurulmak sureti ile toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 176 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 01.12.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün ifraz edilerek 3402 sayılı Yasa"nın 16/C maddesi gereğince tescil dışı bırakılmasına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün yol olarak haritasında gösterilmesine, kalan bölümün davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmazla ilgili olarak 4721 sayılı TMK"nın 713/1. maddesi gereğince tescil davası olarak açılmış olup, yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz bölümü hakkında kadastro tutanağı düzenlemesi nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle tescil harici bırakılmasına, (B) harfi ile gösterilen bölümün kamulaştırma sahasında kalması nedeniyle paftasında yol olarak gösterilmesine, (C) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise davacı lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmazın bir kısmını dava dışı kişilerden satın aldığını, bir kısmının ise eşi ... tarafından kendisine hibe edilerek zilyetliğinin devredildiğini, zilyetlikle kazanım koşullarının lehine oluştuğunu belirterek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Davalı ..., çekişmeli taşınmazı davacıya hibe eden ...’in taşınmazda işgalci olduğunu, taşınmazdan tahliyesine karar verilip bu karar gereğince tahliye edildiğini, ...’in bu yer üzerinde herhangi bir mülkiyet iddiasının bulunmadığını ve istendiğinde taşınmazı teslim edebileceği yönünde dilekçe verdiğini belirtip, buna ilişkin belge suretleri sunmuş olmasına rağmen, Mahkemece bu hususlar araştırılmamış, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin asli zilyetlik mi yoksa feri zilyetlik mi olduğu belirlenmemiş, önceki ziraat bilirkişi raporlarında, taşınmaz üzerine toprak dolgu yapıldığının belirtilmesine ve davacı vekili tarafından bitişikteki derenin ıslahı ve karayollarının toprak dolgusu neticesinde taşınmazın çukurda kalması nedeniyle diğer taşınmazlarla aynı seviyeye getirmek için toprak dolgu yaptıklarını kabul etmesine rağmen, son yapılan keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi kurulu raporunda, toprak dolgu olmadığı belirtilerek, önceki zirai rapor ve davacı vekilinin beyanı ile çelişki oluşturulduğu halde bu çelişki giderilmemiş, bir arazinin niteliğinin, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar ihyanın tamamlandığı tarihin, üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresinin ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünün belirlenmesinde en önemli delil hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonucu ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davalı ..." nin, davacının taşınmazın bir kısmını kendisine hibe ettiğini belirttiği ... hakkında uyguladığını söylediği tahliye kararı ve evrakları eksiksiz olarak getirtilmeli, çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı, taşınmaz üzerine toprak dolgu yapılıp yapılmadığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin mevcut olup olmadığı, mevcut ise zilyetliğin ne zaman başladığı ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davacının eşi ...’in taşınmazda kullandığı bölümün neresi olduğu, bu bölümden tahliye edilip edilmediği, var ise tahliye krokisinin zemine uygulanarak ...’in bu yer üzerindeki zilyetliğinin asli zilyet mi yoksa feri zilyet mi olduğu belirlenmeli, beyanları arasında çelişki ortaya çıkması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, çekişmeli taşınmaz bölümünün kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava ve uydu fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmaz bölümünün niteliğini, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisine, keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli ayrıntılı harita ve rapor düzenlettirilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, taşınmaz üzerinde dolgu yapılıp yapılmadığı, eğer yapılmış ise bu dolgunun tarım arazisi üzerine mi yoksa kumsal üzerine mi yapıldığının tespit edilip önceki raporları irdeler şekilde, özellikle taşınmaz üzerinde davacı vekilinin dolgu yapıldığı beyanı değerlendirilerek, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkeme bu hususlar göz ardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.