16. Hukuk Dairesi 2017/2156 E. , 2021/1382 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, davacı tarafın tutunduğu 17.12.1963 tarih 5 sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavüllerinin getirtilmesi, dayanılan tapu kaydının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediğinin sorulup saptanması, revizyon görmüş ise bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritanın Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tümünün tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde dava konusu 110 ada 3 ve 150 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle göz önünde tutulması, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, uzman bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinin düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanak kayıtlarla denetlenmesi, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, dayanılan tapu kaydının haritası varsa kadastro paftasının ölçeği ile tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanması, tutunulan tapu kaydının tedavüllerinde, sınır yerlerinde, yüzölçümünde ve kayıt maliklerinde yada paydaşların kimliğinde değişiklik varsa anılan değişikliklerin haklı hukuksal bir nedene dayanıp dayanmadığının araştırılması, tapu kaydının ifraz gördüğü saptandığı takdirde ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının kök tapu kaydı içinde aranmasının zorunlu olduğunun düşünülmesi, ifraz haritası varsa yukarıda açıklanan yöntemle yerine uygulanması, dava konusu taşınmazların tümünün yada bir bölümünün dayanılan kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde, kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınması, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunması halinde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişkinin giderilmesi, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının maliki yada malikleri ile irsi yada akdi ilişkisi ve gerçekten kayıtta adına tescilini istediği payı bulunduğu takdirde sözü edilen payın ketmedilip, ketmedildiği yönü üzerinde açık bir söyleyişle davacının öne sürdüğü iddia yönünden sicilin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, yolsuz sicil niteliğinde olup olmadığının düşünülmesi, açıklanan bu doğrultudaki maddi ve hukuki olguların tutunulan tapu kaydının kapsamı taşınmazlar yönünden hukuksal sonuç doğuracağının düşünülmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.