23. Ceza Dairesi 2016/9679 E. , 2016/8164 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK"nın 157/1, 35/2, 52/2-4, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ve 3750 gün karşılığı 75.000 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Açık kimliği tespit edilemeyen kişiler tarafından açılan mobil telefon hattından şikayetçinin cep telefonunun aranarak, şikayetçiye polis olduklarını, terör örgütleriyle ilgili operasyon yaptıklarını ve bankada bulunan parasının çekilerek paranın market önünde bekleyen kişiye verilmesini gerektiğinin söylenmesi üzerine, şikayetçinin bankadaki parasını çekerek buluşma yerine gittiği ve burada sanığın yönlendirdiği ve hakkındaki soruşturma evrakı yaş küçüklüğü nedeniyle tefrik edilen suça sürüklenen çocuk Murat Havsak"ın parayı şikayetçiden teslim alarak sanığa teslim etmeye gittiği esnada güvenlik güçlerince paralarla birlikte yakalandığı olayda,
Sanığın, tespit edilemeyen kişilerle fikir ve eylem birliği içerisinde hileli ve aldatıcı hareketlerle şikayetçiyi, polis oldukları, terör örgütleriyle ilgili operasyon yaptıkları ve bankada bulunan parasının çekilerek kendilerine verilmesi hususunda aldattığı ve parayı teslim almak amacıyla suça sürüklenen çocuğu şikayetçinin yanına gönderdiği, suça sürüklenin çocuğun şikayetçiden teslim aldığı parayı kendisine getirirken yakalandığından eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Şikayetçinin aşamalarda paranın bulunduğu poşetin suça sürüklenen çocuk Murat Havsak tarafından kendisinden zorla alındığını beyan etmiş ise de; kolluk görevlilerinin görgüyü dayalı olarak tanzim ettikleri 18.01.2016 tarihli Olay Yakalama ve Muhafaza Altına Alma ve Teslim Tutanağında suça sürüklenen çocuğun para olan poşeti şikayetçiden zorla alındığına dair bir bilginin olmadığı, şikayetçinin paranın alınması sırasında suça sürüklenen çocuğun kendisine cebir, şiddet ve tehdit uyguladığına yönelik herhanği bir beyanda bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun savcılık aşamasındaki beyanında olayda kendi eylemi ile sanığın eylemlerini anlatmış olması ve dosyaların birlikte görülmesinin suçun sübutu ile vasfını değiştirmeyeceğinin anlaşılması karşısında tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun, sanığın talimatı doğrultusunda şikayetçiden içinde para olan poşeti alarak ve şikayetçinin yanından uzaklaşarak parayı sanığa teslim edeceği sırada güvenlik güçlerince yakalandığından eylemin tamamlanmış olduğu gözetilmeyerek teşebbüs nedeniyle cezada indirim yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
5237 sayılı TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle bu husus,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK"nın 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarında yer alan "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.