16. Hukuk Dairesi 2015/16349 E. , 2017/7785 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 105 ada 137 parsel sayılı 3.062,72 metrekare, 105 ada 138 parsel sayılı 3.311,50 metrekare, 105 ada 139 parsel sayılı 3.491,23 metrekare ve 105 ada 140 parsel sayılı 2.474,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, davacılar adına kayıtlı komşu 105 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu, vergi ve emlak kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak 105 ada 138 ve 140 parsel sayılı taşınmazların ... adına, 105 ada 137 ve 139 parsel sayılı taşınmazların ise ... adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, temyize konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, 105 ada 138 ve 140 parsel sayılı taşınmazların ... adına, 105 ada 137 ve 139 parsel sayılı taşınmazların ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece temyize konu taşınmazlarda davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Temyize konu taşınmazlar, komşu 105 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 30.04.1943 tarih 192 nolu tapu kaydı, ... Mevkii, 1937 tarih 244 tahrir nolu vergi kaydı ve 1977 tarih 26 ve 27 sıra numaralı emlak kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiği halde, bu kayıtlar mahallinde yapılan keşifte tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutları yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmemiş, bu hususta yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanları ile yetinilmiş, temyize konu taşınmazların doğu sınırında orman parseli bulunmasına rağmen yöntemince orman araştırması yapılmamış, taşınmazların niteliğinin ve kullanım durumunun tespiti için hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. O halde sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazların tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle (en az üç adet) Harita Genel Komutanlığından getirtilip dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, teknik bilirkişi, orman mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; temyize konu taşınmazlara komşu 105 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan kayıtların hudutları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup, hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, keşifteki uygulama teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde göstertilmeli, keşifte uygulanan kayıtların temyize konu taşınmazların tamamını veya bir kısmını kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, tapu ve vergi kaydının iç içe girmesi halinde yüzölçümü daha büyük olan kayda değer verileceği dikkate alınmalı, taşınmazların kısmen ya da tamamen söz konusu kayıtların kapsamı dışında kalması halinde, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri, ne şekilde kullanıldığı, taşınmazlarda imar - ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeli; yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli; ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazların imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; orman mühendisi bilirkişiden taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığını bildirir, orman yasaları karşısında taşınmazların durumunu açıklar, ayrıntılı rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.