19. Ceza Dairesi 2018/8454 E. , 2019/5446 K.
"İçtihat Metni"
Http//www.sozcu.com.tr isimli web sitesinde hakkında yayımlananan haber nedeniyle ilgilisi İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı vekili tarafından yapılan ilgili yazının müvekkili hakkında dayanaksız suçlamalar içerdiğinden bahisle cevap ve düzeltme hakkının tanınması suretiyle tekzip metninin yayımlanmasına ilişkin talebinin kabulü ile içeriğe erişimin engellenmesine, düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmasına dair İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/03/2017 tarihli ve 2017/805 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 31/03/2017 tarihli ve 2017/1551 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı"nın 07/12/2018 gün ve 10811 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2018 gün ve KYB. 2018/100183 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"un 9/1. maddesinde yer alan "İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliğince mevzuata aykırı şekilde yapılan "yayından çıkarma" ve "tekzip metninin yayınlamasına" dair taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, talep dışına çıkılarak ilgili yazı hakkında içeriğe erişimin engellenmesi kararı verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozmaya konu edilen değişik iş dosyasının incelenmesinde; Sözcü gazetesinin 08.02.2017 tarihli nüshasının 10. sayfasında yer alan "AKP"nin futbol düzeni" ve "Emre Korunuyor" başlıklı ... köşe yazısı içeriğinde ve www.sozcu.com.tr internet sitesinde yer alan aynı tarihli köşe yazısı nedeniyle, İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.03.2017 tarihli, 2017/805 D.İş. sayılı kararıyla; başvuran vakfın kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle, gerek 5187 sayılı Kanun"un 14. maddesi gereği "düzeltme ve cevap metni yayımlanmasına" gerekse 5651 sayılı Kanun"un 9. maddesi gereği "erişimin engellenmesine" karar verildiği, ilgili tüzel kişinin itirazının, İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2017 tarihli, 2017/1551 D. İş. sayılı kararıyla reddedildiği, böylece kesinleşen düzeltme ve cevap metni yayımlanmasına dair kararın, muhatapları köşe yazarı ve ilgili gazetenin sahibi olan tüzel kişiliğin daimi çalışanlarına 15.03.2017 ve 16.03.2017 tarihinde tebliğ edildiği, ancak bu süreçte kesinleşen karardan haberdar olmayan sorumlu müdüre henüz tebliğe çıkartıldığı ve 14.08.2017 tarihinde daimi çalışanına tebliğ edildiği görülmüştür.
Başvuran vakıf, 5187 sayılı Kanun"un 18/1. maddesi gereği, tebliğden itibaren üç gün içerisinde düzeltme ve cevap metninin yayımlanmadığı gerekçesiyle 08.11.2017 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştur. Bunun üzerine, 15.12.2017 tarihli iddianame ile "düzeltme ve cevabın yayımlanmaması" suçundan açılan kamu davasında, davayı gören İstanbul Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2018 tarihli ara kararıyla, suça konu edilen mahkeme kararının, 5187 sayılı Kanun"un 14. maddesinde yazılı usule uygun şekilde, noter dahil her aşamada sorumlu müdüre tebligat yapılması gerekirken, karar kesinleştikten sonra ilk kez sorumlu müdüre tebliğ yapıldığı gerekçesiyle merci kararının bozulması talebiyle kanun yararına bozma yoluna gittiği, dolayısıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.03.2017 tarihli, 2017/805 D. İş. sayılı kararının içinde yer alan 5651 sayılı Kanun gereği erişimin engellenmesi yönünden değil, 5187 sayılı Kanun"a aykırılık yönünden kanun yararına bozma yoluna gidildiği anlaşılmakla,
Kanun yararına bozma talebinin konusunun 5187 sayılı Kanun"un 14. maddesinde yazılı düzeltme ve cevabın süreli yayında yayımlanmaması üzerine açılan kamu davasında bekletici mesele yapılan bir husus olması, ortada mahkemece 5187 sayılı Kanun"un 14. maddesi gereği verilmiş bir düzeltme ve cevap metni kararı olması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca gelinen kanun yararına bozma talebinin gerekçesinin ise 5651 sayılı Kanun"un 9. maddesi olarak belirlenmesi, ayrıca 5651 sayılı Kanun"un 9. maddesi gereği düzeltme ve cevabın yayımlanması ile yayının içerikten çıkarılması uygulamasının 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun"la ortadan kaldırılması karşısında,
Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/173 esas sayılı dosyasında bekletici mesele yaparak kanun yararına bozma yoluna başvurusu gerekçesi yaptığı üzere; suça konu edilen kesinleşmiş mahkeme kararının, 5187 sayılı Kanun"un 14. maddesi gereği tüm aşamalarda sorumlu müdüre tebliğ edilmesi gerekirken tebligatların usulüne uygun yapılmaması nedeniyle merci İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2017 tarihli, 2017/1551 D. İş. Sayılı kararının bozulması gerektiği yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağı hususunun takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.