Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/441
Karar No: 2014/10287
Karar Tarihi: 04.04.2014

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/441 Esas 2014/10287 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2014/441 E.  ,  2014/10287 K.

    "İçtihat Metni"


    ... ile ... ve arkadaşları vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında İstanbul ... Hukuk Mahkemesinden verilen 26/04/2012 tarih ve 2010/49-2012/133 sayılı hükmün Dairenin 3.10.2013 tarih ve 2012/29195-2013/24140 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
    KARAR

    Davacı, avukat olduğunu, davalılar ile...İş Mahkemesinin 2007/38 esas sayılı dosyasının takibi için yazılı sözleşme yaptıklarını, davanın lehe bitmesi üzerine davalılara vekaleten başlattığı icra takibinde 100.176,94TL tahsilat yaptığını, damga vergisini yatırdıktan sonra dava ve icra takibi nedeniyle hak ettiği yasal vekalet ücretini düştükten sonra 82.653,49TL ödemesi gerekirken sehven 85.000TL"sini davalı ..."un hesabına gönderdiğini, davalıların haksız olarak 25.1.2010 tarihinde kendisini azlettiklerini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere sözleşme gereğince hak ettiği 22.000TL vekalet ücreti ile sehven fazla gönderdiği 2.346,51TL"nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
    Davalılar, davacının davayı yeteri kadar takip etmediğini, dosyanın işlemden kaldırılmasına sebep olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi mahkeme kararını da temyiz etmediğini, tahsil ettiği paraları kötüniyetli olarak uhdesinde tuttuğunu, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, azlin haksız olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulu ile 19.856,74 TL"nin azil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; verilen karar, davalıların temyizi üzerine Dairemizce onanmış; davalılar, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
    Avukatın, vekil olarak borçları Borçlar Kanununun 389 (Yeni BK.502 maddesi ve devamı) ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanunun 390. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özenle ifa etmekle yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin 2014/441-10287
    Yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır.
    “Özen borcu” ile ilgili Avukatlık Kanununun 34. maddesinde mevcut olan, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Borçlar Kanununun 390. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir.
    Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. Avukatlık Kanununun 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil, avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir.
    Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, azlin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı, azlin haksız olduğunu ileri sürerken, davalılar ise, davacının, yaptığı tahsilatları kötüniyetli olarak uhdesinde tuttuğunu, bu nedenle azlin haklı olduğunu savunmuşlardır. Davacı tarafın davalılara vekaleten yürüttüğü icra dosyasında 11.11.2009 tarihinde 23.374,68TL, 2.12.2009 tarihinde 9.976,80TL, 9.12.2009 tarihinde 23.374,68TL, 7.1.2010 tarihinde 43.450,78TL tahsil ettiği, tahsil edilen paraların 11.12.2009 tarihinde 45.000TL, 21.1.2010 tarihinde toplam 30.000TL ve 22.1.2010 tarihinde 10.000TL olarak davacı tarafça davalı ..."a ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu 2014/441-10287
    Durumda davacı avukatın, gerek “müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi” gerektiğine ilişkin Avukatlık Kanununun 166. maddesine ve gerekse “müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir.” şeklindeki Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 43. maddesine aykırı hareket ederek, müvekkilleri adına yapmış olduğu bir kısım tahsilatları haksız olarak uhdesinde tuttuğu, bu husustan müvekkillerini haberdar etmediği anlaşıldığından davalı tarafça haklı olarak azledildiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece “haklı azlin” gerektirdiği sonuçlara göre bir inceleme ve değerlendirme yapılarak, azilden önce kesinleşen işler bakımından davacının hak ettiği vekalet ücretlerinin belirlenmesi ve oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan, davalıların karar düzeltme taleplerinin kabulüne, Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davaların karar düzeltme taleplerinin KABULÜNE, Dairemizin 3.10.2013 gün, 2012/29195 esas 2013/24140 karar sayılı “onama” kararının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi