Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/10229
Karar No: 2007/8502
Karar Tarihi: 24.05.2007

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/10229 Esas 2007/8502 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, murislerinin 13.07.1986-30.11.1986 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını ve Kurum’a kaydedilmediğini iddia ederek, çalışma süresinin tesbiti ile ölüm aylığı bağlanması istemişlerdir. Mahkeme, tanık sözlerine dayanarak isteği kabul etmiştir. Ancak, tanıkların ifadeleri somut olgulara dayanmamakta ve inandırıcı değildir. Yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10. maddesi olan hizmet tespitine yönelik davalar, kamu düzenini etkilediği için özel bir duyarlılıkla yürütülmelidir. Bu nedenle mahkeme, olayın tarihi ve işyerinin komşusu olan işyerleri kaydedilerek, oradaki kişilere başvurmak suretiyle tanıkların bilgilerinin tespit edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, ölüm aylığı koşulları için gerekli olan 1800 günlük prim ödeme koşulu henüz yerine getirilmemiştir. Sonuç olarak, davalıların temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmuştur.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 66. maddesinin (c) bendi, ölüm aylığı koşulları hakkında detaylı bilgi vermektedir.
21. Hukuk Dairesi         2006/10229 E.  ,  2007/8502 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi  : Kars 1.As.Huk.(İş) Mahkemesi
    Tarih  : 18.05.2006
    No  : 541-231                            

    Davacılar murisinin davalı işveren nezdinde 13.07.1986-30.11.1986 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davalılardan kurum  vekili tarafından  temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
     Dava, davacıların murisi S.G.’ın 13.07.1986-30.11.1986 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kurum’a kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti ile ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 
    Mahkemece istek, tanık sözlerine dayanılarak kabul edilmiş ve davacıların murisi S. G.’ın 13.07.1986-30.11.1986 tarihleri arasında toplam 137 gün davalı K. Un Sanayi A.Ş.’de çalıştığına ilişkin hizmet süresinin ve 600 günlük askerlik borçlanması prim borcu ödendiğinden emekli aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiştir.
    Oysa, ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davacıların murisi ile birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan, tesbiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez.
    Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olan bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
    Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, davacıların murisi ile aynı tarihte birlikte çalışan ve Sosyal Sigortalar Kurumu’na verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar belirlenerek, bu tanıkların bilgilerine başvurmak ve gerektiğinde, davacıların tesbitini istedikleri 13.07.1986-30.11.1986 tarihleri arasında murislerinin çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Bağ-Kur’da, Sosyal Sigortalar Kurumu’nda veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Kabule göre de, dava konusu iki isteme dayalıdır. Davacılar, murislerinin işvereni tarafından  Sosyal Sigortalar Kurumu’na bildirilmeyen 13.07.1986-30.11.1986 tarihleri arasındaki 137 günlük hizmet sürenin tesbiti ile birlikte kendilerine ölüm aylığı bağlanmasını da talep etmişlerdir. Dava tarihinde ölüm aylığı koşullarının oluşup oluşmadığı henüz belli değildir. Ölüm sigortasından aylık bağlanmasına ilişkin  koşulları düzenleyen 506 sayılı Yasa"nın  66. maddesinin (c) bendi gereğince toplam olarak 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda ölen sigortalının hak sahibi kimselerine ölüm aylığı bağlanır. Somut olayda, 1800 günlük prim ödeme koşulu henüz yerine getirilmemiştir. Hizmet tesbiti davasının kesinleşmesi sonucu tespit edilen eski sürelerin kesinleşip, primleri ödendikten sonra ancak ölüm aylığı koşulları oluşacaktır. Mahkemece, henüz primleri ödenmeyen 137 günlük sürenin dahi primleri ödenmiş gibi kabul edilmesi isabetsizdir.
    O halde, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi