10. Hukuk Dairesi 2015/16610 E. , 2017/5345 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddeleri uyarınca davalılardan müştereken tahsili istemine ilişkindir.
13.10.1997 günü davalı ..."e ait Bina İnşaatı Ünvanlı işyerinde, işçi ..."ün terasta binanın dış sıvasını yaparken elindeki alüminyum mastarı binanın yakınlarından geçen yüksek gerilim hattına temas ettirilmesi sonucu elektrik enerjisine kapılarak yaralandığı kazada sürekli iş göremez hale gelmesi nedeniyle sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelirlerin tahsili için açılan davada; Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda; davalı işveren ... %60 oranında kusurlu, kazalı işçi ... %40 oranında kusurlu bulunmuş, davalı ..."e ise işveren vasfı olmadığı için kusur yüklenemeyeceği belirtilmiştir.
Aynı olay için Kurum tarafından açılan ... İş Mahkemesi"nin 2008/114 Esas sayılı ilk rücûan tazminat davasında ise; davalı işveren ..."e %30, taşeron ..."e %30 ve kazalı işçi ..."e %40 oranında kusur verilmiş ve Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup, böylece Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu ile aynı olay için açılan ve kesinleşen ilk rücu davasındaki kusur raporu arasında işveren ... yönünden çelişki oluşmuştur.
Kusur raporlarının, 5510 sayılı Yasa"nın 21., 4857 sayılı Yasa"nın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasa"nın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları
mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Mahkemece, ilk rücu davası ile eldeki davada davalı işveren ..."in kusuruna ilişkin alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle çelişkili olduğu nazara alınarak davalı işverenin kusuruna yönelik yeterli inceleme ve irdeleme yapılmalı ve kusur raporları arasındaki çelişki usulünce giderilmelidir.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınıp, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra, sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.