Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/16410
Karar No: 2017/6211
Karar Tarihi: 07.11.2017

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/16410 Esas 2017/6211 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/16410 E.  ,  2017/6211 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    DAVALILAR : ... V.D.

    Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece kısmen kabulü ile dava konusu sayılı ... ... ... ... parseller yönünden 50.726,37 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ... ...’dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ... ... ve ... yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.11.2017 ... günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar ... vd. vekili Avukat ... ... , davalı ... vekili Avukat ... ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı asiller gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    -KARAR-

    Asıl ve birleştirilen davalar, ecrimisil isteğine ilişkin olup, davacılar asıl davada 2001 ile 2005 yılları arası için, birleştirilen 2011/90 E sayılı davada 2006 ile 2010 yılları arası için ve birleştirilen 2015/52 E sayılı davada 2010 ile 2015 yılları arası için ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
    Davacılar, asıl davada; kayden paydaşı oldukları ... ... ... ... parsel sayılı taşınmazları davalıların haksız kullandıklarını, davalılar ... ... ... ’nin şehir dışından getirdikleri diğer davalılar ile cebir, şiddet ve silah kullanımı sonucunda arazilerini kullanmalarına mani olduklarını, daha önce açtıkları el atmanın önlenmesi davasının devam ettiğini ileri sürerek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak geriye dönük 5 yıllık dönem için şimdilik 30.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemişler, 06/07/2009 tarihli ıslah dilekçeleri ile ecrimisil isteklerini 100.000,00 TL ye arttırmışlar, birleştirilen 2011/90 E sayılı davada; davalıların çekişmeli taşınmazları ( ... sayılı parsel hariç ) işgal etmeye devam etmeleri nedeniyle 2006 – 2010 yılları arasındaki 5 yıllık dönem için fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL nin davalılardan tahsilini istemişler, birleştirilen 2015/52 E sayılı davada ise; ... ... ... ... sayılı parselleri davalıların işgal etmesi nedeniyle 2010 – 2015 yılları arasındaki 5 yıllık dönem için fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 20.000,00 TL nin davalılardan tahsilini istemişlerdir.
    Asıl davada bir kısım davalılar, ... ... ’e kadar olan parsellerde harabe evlerin bulunduğunu ve kullanılmadığını, diğer taşınmazlarda ise davacıların paylarından daha fazla yer kullandığını, ecrimisil isteğinin yerinde olmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
    Birleştirilen davada ... ... ... , çekişmeli taşınmazları kullanmadıklarını, davacıların ekip biçtiğini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
    Bir kısım davalı, davaya cevap vermemiş ve duruşmaları da takip etmemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu ... ... ... ... sayılı parseller yönünden 50.726,37 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ... ’dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ... ... ve ... yönünden davanın reddine, davalılar ... ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu ... ... ... sayılı parseller bakımından davanın feragat nedeniyle reddine, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden iddia ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine ilişkin karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince; ‘’ Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu ... ... ... nolu parsellerin 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak toplam: 50.726,37 TL hesaplanmış ise de; taşınmazlarla ilgili yapılan keşfin usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için; keşif mahallinde, dava konusu taşınmazların, bilirkişilerce mahkeme heyeti ile birlikte tek tek gezilmesi, parsel krokilerinin zemine uygulanması, ekili olup olmadığı ve hangi ürünün ekili olduğunun saptanması gerekir. Ayrıca, mahalli bilirkişi ve tanıkların da dava konusu her bir parsel hakkında (tek tek) beyanlarının alınması; taşınmazların kimler tarafından kullanıldığı ve nadasa bırakılıp bırakılmadığı hususlarında ayrıntılı bilgilerine başvurulması gerekir. Mahkemece, (usulü dairesince yapılmayan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna dayanılarak) eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesince asıl davanın kısmen kabulü ile 35.471,40 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ... ’dan tahsiline, davacı ...’nin davasının reddine ve birleştirilen 2011/90 E sayılı davanın reddin ilişkin karar, Dairece; ‘’ Asıl davada, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde; bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; bozma kararında açıkça mahalli bilirkişi ve tanıkların dava konusu her bir parsel hakkında (tek tek) beyanlarının alınması, taşınmazların kimler tarafından kullanıldığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra mahallinde iki kez keşif yapılmasına karşın mahalli bilirkişi ile davacı tanıkları keşif mahallinde dinlenmemiştir. Ayrıca bozma sonrası yapılan keşifte davalıların tanık listesinde adı bulunmayan ... ... "in dinlenilmesi de doğru değildir. O hâlde, bozma kararında ilk keşif yetersiz bulunup, yeniden keşif yapılması ve mahalli bilirkişi ile tanıkların tek tek beyanlarına başvurularak taşınmazların kimler tarafından kullanıldığının açıklığa kavuşturulması istenildiğine göre, mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmadan karar verilmiş olması isabetsizdir. Birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere, TMK.nun 6 maddesi uyarınca herkes iddiasını ispat ile yükümlü olup, ecrimisil davalarında da işgalin varlığını ve süresini ispat yükü davacı tarafa aittir.
    Öte yandan, bir davada iddia ve savunmanın kanıtlanması için öncelikle taraflara delilerini bildirmek üzere süre ve imkân tanınması gerekmektedir. Somut olayda; mahkemece davacılar vekiline iddiasını davalılar vekiline ise savunmasını kanıtlamak için süre verilmemiş, delilleri sorulup usulüne uygun bir şekilde toplanılmadan sonuca gidilmiştir. O hâlde, mahkemece birleşen dava bakımından taraflardan delillerinin sorulması,bildirecekleri delillerin usulünce toplanılıp, değerlendirilmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de, her iki dava birleştirildikten sonra davacılar vekili 20.09.2012 tarihli oturumda davalılar ..., ... ve ... dışındaki öteki davalılar hakkında herhangi bir davalarının bulunmadığını açıkladığına göre, bu beyan dikkate alınarak asıl ve birleşen davada öteki davalılar bakımından bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleştirilen davalarda bir kısım taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, bir kısım taşınmazlar yönünden davanın ispat edilmediğinden bahisle reddine ve bir kısım davalılar yönünden de 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi uyarınca dosyanın 3 ay içerisinde yenileninceye kadar birinci defa işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
    Hemen belirtmek gerekir ki, asıl davada çekişme konusu ... ... ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalılar ..., ... ve ... aleyhine ecrimisile hükmedilmiş, bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan bozmada anılan davalıların ecrimisilden sorumlu tutulmaları doğru görülerek davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş, ancak ecrimisil hesabı için önem arz eden keşfin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    O halde, asıl davada çekişme konusu ... ... ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalılar ..., ... ve ...’ın 2001 ile 2005 yılları arasındaki dönem için haksız el atma nedeniyle ecrimisilden sorumlu tutulmaları gerektiği kuşkusuzdur.
    Öte yandan, yapılan son keşif sırasında davacılar vekili tarafından çekişme konusu ... sayılı parsele yönelik davadan feragat edildiği, 6100 sayılı HMK’nun 310 ve 311. maddeleri uyarınca feragatin hükmün kesinleşmesine kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı dikkate alınarak asıl davada ecrimisile hükmedilirken artık ... sayılı parselin dahil edilmeyeceği açıktır.
    Ne var ki, mahkemece yukarıda yer verilen hususlar dikkate alınmadan çekişmeli ... ... ... sayılı parseller yönünden haksız el atmanın kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
    Birleştirilen davalara gelince;
    Birleştirilen 2011/90 E sayılı davada, asıl davada dava edilen taşınmazlardan sadece ... sayılı parsel hariç tutularak ... ... ... ’nin yanında çok sayıda kişi aleyhine dava açıldığı, birleştirilen 2015/52 E sayılı davada ise sadece ... ... ... ’ye karşı asıl davada dava edilen taşınmazlardan bir kısmı ve farklı taşınmazlar yönünden dava açıldığı, yapılan son keşif sırasında davacılar vekili tarafından çok sayıda taşınmaza yönelik davadan feragat edildiği, birleştirilen 2011/90 E sayılı davada çekişmeli ... ... ... sayılı parseller, birleştirilen 2015/52 E sayılı davada da çekişmeli ... ... ... sayılı parsellere yönelik davaya devam edildiği, bozmalar sonrası yapılan son keşif sırasında her bir parsel başında ayrı ayrı keşif icra olunarak taraf tanıklarının dinlendiği, ne var ki birleştirilen davalarda davası devam eden taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığının ispat edilemediği anlaşılmıştır.
    O halde, birleştirilen davalar yönünden çekişmeli ... ... ... sayılı parsellere yönelik ecrimisil isteğinin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Öte yandan, haklarındaki davadan feragat edilen taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi de doğrudur. Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
    İşlemden kaldırmaya ilişkin hükme gelince;
    Bilindiği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/1. maddesinde düzenlendiği üzere oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbirisi gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Anılan Yasanın 150/4. maddesi gereğince işlemden kaldırılmış olan dosya, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir, dava dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenilenirse yeniden harç alınır. Bu harç yenileyen tarafından ödenir ve karşı tarafa yüklenemez.Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava eski davanın devamı sayılır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar HMK"nin 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
    Ne var ki, yukarıda açıklanan usule aykırı mahkemece dosyadan el çekilirken davalılar ... ... ... , ... ve ... dışındaki davalılar yönünden HMK’nun 150. maddesi uyarınca birinci defa işlemden kaldırılması şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
    Hal böyle olunca, asıl davada çekişmeli ... ... ... sayılı parseller yönünden davalılar ..., ... ve ...’ın hesaplanacak ecrimisilden sorumlu tutulmaları, davayı takip etmeyen taraflar yönünden HMK’nun 150/1. maddesi uyarınca dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve 150/5. maddesi uyarınca 3 ay içinde yenilenmemesi halinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
    Davacıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davacılar vekilleri için 1.480.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi