8. Ceza Dairesi 2020/3369 E. , 2020/15290 K.
"İçtihat Metni"
İftira suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/05/2019 tarihli ve 2019/7830 soruşturma, 2019/6020 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/06/2019 tarihli ve 2019/2707 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3385 soruşturma sayılı dosyası kapsamında müşteki ... ... hakkında ... ve ...’a yönelik eylemleri nedeniyle tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından şüpheli sıfatıyla soruşturma yürütüldüğü ve soruşturma neticesinde delil yetersizliği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden bahisle müşteki vekili tarafından yapılan şikâyet üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin atılı iftira suçunu işlediklerine dair yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/05/2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş ise de, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesi üzerine hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan, şüphelilerin beyanının dahi tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, müşteki ve şüphelilerin ifadelerinin alınması, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3385 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesi ve ilgili evrakların dosya inceleme tutanağı ile birlikte dosya arasına alınması, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3385 soruşturma sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen müştekinin ve şüpheli ...’un müşterek kızları olan ... ... ...’un tanık olarak dinlenmesi ve toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.02.2020 gün ve 2019/21362 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2020 gün ve KYB/2020-29453 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki ... ... vekilinin Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde özetle; müştekinin eşi ... ve eşinin ağabeyi olan ...’nun ... ... hakkında tehdit, hakaret ve basit yaralama suçlarını işlediğinden bahisle şikayetçi olduklarını, buna istinaden Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3385 soruşturma numaralı dosyası üzerinden yürütülen soruşturmada kapsamında ... ... hakkında Hatay 2. Aile Mahkemesince 6284 sayılı yasa uyarınca önleyici tedbir uygulandığını ve soruşturma neticesinde 2019/3385-3107 sayılı karar ile kamu davası açmaya yeter delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, ...’un bahsi geçen soruşturma dosyasına ait 03.09.2018 tarihli beyanında, eşi ... ... tarafından darp ve tehdit edilmesi üzerine polis merkezini arayarak ihbarda bulunduğunu belirtirken ...’ın, kardeşi ...’ın kendisini arayıp olaydan haberdar etmesi üzerine durumu polise bildirdiğini söylediği ancak olay tarih ve saatinde şüpheli ... tarafından kullanılan ve müvekkili adına kayıtlı olan ... numaralı GSM hattına ait HTS kayıtlarından olay tarih ve saatlerinde yapılan bir arama kaydının bulunmadığını, yani o anda bir başka adreste bulunan ...’nun, kardeşi ... tarafından aranmadığı halde polisi arayarak kardeşinin darp edildiği ihbarında bulunduğu ve yine ...’un aynı gün olaydan bir kaç saat sonra 8 sayfalık dava dilekçesi sunarak açtığı boşanma davasında darp ve tehdit iddialarının yinelendiğini, bu kadar kısa sürede kapsamlı ve mal tasfiyesi dava dilekçesinin hazırlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olup müştekiye karşı hukuki avantaj elde etmek amacı ile yapılan asılsız bu iddiaların önceden kurgulandığını gösterdiğini, bu nedenle şüphelilerden şikayetçi olduklarını belirtmesi üzerine Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/7830 soruşturma numaralı dosyası kapsamında başlatılan soruşturmada “yapılan soruşturma neticesinde ... hakkında verilen 2019/3107 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın suçun oluşmadığından değil, suçun oluştuğuna ilişkin yeterli delil elde edilemediğinden bahisle verildiğinden şüphelilerin iftira suçu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediği”gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.06.2019 tarih 2019/2707 D. İş sayılı kararı reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad.) sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda; iftira iddiasına konu olan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/3385-3107 sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, polis merkezinde bilgi sahibi olarak dinlenen müşteki ve şüpheli ...’ın müşterek kızları ... ... ...’un tanık sıfatıyla dinlenmesi, müştekinin ayrıntılı ifadesi alınarak olaya ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu tespit edilmesi, şüphelilerin konuya ilişkin beyanı alınması ve şüphelilerin 03.09.2018-04.09.2018 tarihinde kullandıkları cep telefonlarının HTS kayıtları temin edilerek olay tarih ve saatinde aralarında irtibat bulunup bulunmadığı ve olayın polis merkezine ne şekilde intikal ettirildiği husuları belirlendikten sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, eksik soruşturma ile verilen kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçeler ile reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 14.06.2019 gün, 2019/2707 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 09.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.