Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/526
Karar No: 2017/383

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/526 Esas 2017/383 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, GMR Yapı Denetim Ltd. Şirketi'nin sahibi ve proje denetçisi olarak çalışırken Bakırköy Belediye Başkanlığı'na yapılacak inşaat için düzenlenen teknik personel listesinde yer alarak sahte imzalar atılarak belediyeye sunulan belgede Yardımcı Kontrol Mühendisi olarak yazılmıştı. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nce özel belgede sahtecilik suçundan dava açılmışsa da belgelerdeki imzaların sanığa ait olmadığına, sanığın savunmasının aksine kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine karar verilerek sanık beraat ettirilmiştir. Ancak dosya Yargıtay'a gitmiş, Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi dosyayı incelerken yapılan sahteciliğin sanığın bilgisi ve isteği dahilinde yapıldığının kabulünde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Ancak yerel mahkeme, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü vermiştir. Ceza Genel Kurulu, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanarak, sanığın aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilmesinin mümkün olamay
Ceza Genel Kurulu         2017/526 E.  ,  2017/383 K.

    "İçtihat Metni"

    Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza
    Günü : 11.12.2015
    Sayısı : 323-782

    Özel belgede sahtecilik suçundan sanığın beraatine ilişkin, Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2010 gün ve 394-981 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 28.05.2015 gün ve 1214-1434 sayı ile;
    “Sanığın GMR Yapı Denetim Ltd. Şirketinin sahibi ve proje denetçisi olarak çalıştığı şirketin yapacağı inşaat için Bakırköy Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulduğu sırada düzenlenen teknik personel listesinde katılanın çalışmadığı halde Yardımcı Kontrol Mühendisi olarak yazılıp, yerine sahte imzalar atılarak belediyeye ibraz edildiğinin belirlenmiş olması karşısında, yapılan sahtecilikten sanık dışında başka şahısların herhangi bir menfaati bulunmadığından, sahteciliğin sanığın bilgisi ve isteği dahilinde yapıldığının kabulünde zorunluluk bulunduğundan "özel belgede sahtecilik" suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmolunması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi ise 11.12.2015 gün ve 323-782 sayı ile;
    "...Dosyadaki mevcut deliller sanığın savunması, şikâyetçi beyanı, tanıkların yeminli beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında zincirleme olarak özel belgede sahtecilik suçundan dolayı dava açılmışsa da, suça konu belgelerde ... ismi karşısında atılı bulunan imzaların sanığa ait olmadığı, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında sanığın isminin bulunduğu yerin yanında sahte atmadığı ve suçlamayı kabul etmediği bu durumda sanığın savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
    Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2016 gün ve 59589 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 301-1024 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 21. Ceza Dairesince 06.04.2017 gün ve 26-1741 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı özel belgede sahtecilik suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Yerel mahkemece, sanığın aleyhine olan bozma kararından sonra yapılan yargılamada, sanığa ve müdafiine bozma ilamı ve duruşma günü davetiyesinin tebliğ edildiği, sanığın tebliğe rağmen duruşmaya gelmediği, mahkemece sanığa aleyhe olan bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan, müdafiin dinlenilmesi ile yetinilip önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafiin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK"nun 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
    Bu zorunluluk beraat hükmünde direnilmesi halinde de geçerlidir. Zira Ceza Genel Kurulunca yapılacak inceleme sonucunda Özel Dairenin aleyhe bozması isabetli bulunup yerel mahkeme hükmünün bozulması mümkündür. 1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/3. maddesine göre ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir. Bu durumda sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilebileceğinin kabulü savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilecektir. Savunma hakkı sanığın en önemli hakkı olup bu hakkın sınırlanması 1412 sayılı CMUK"nun 308/8. maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönündedir.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2015 gün ve 323-782 sayılı direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi