13. Ceza Dairesi 2015/16950 E. , 2016/2256 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
22.04.2009 tarihli iddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanıklar hakkında, müşteki ..."e yönelik dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı CMK"nun 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ek iddianame de düzenlenmediği ve müşteki ..."ün suçtan doğrudan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verildiği, usulsüz katılma kararının da hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, müşteki vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Kapıları kilitli park halindeki aracın çalınması eyleminin TCK"nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK"nın 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK"un 325. maddesi uyarınca bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık ..."ın da yararlandırılmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Tüm aşamalarda suçu kabul etmeyen sanığın, dava konusu aracı sanık ..."dan satın almak üzere anlaştıkları, bir miktar kapora ödediği ..."nın, aracı bir başka kişiye satması nedeniyle söz konusu miktarı kendisine iade ettiği; aracın satışı yapılan müşteki ..."ın satış anında olay yerinde bulunan sanıklar ..., ... ve ..."ı teşhis edip sanığı görmediğini beyan etmesi karşısında; sanığın yüklenen suçu işlediğini gösterir, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı, “şüpheden sanık yararlanır” evrensel ceza hukuku ilkesi de gözetilerek beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.