1. Hukuk Dairesi 2015/3159 E. , 2017/6044 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM, TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 250 ada 3 parsel sayılı taşınmazına davalı adına kayıtlı komşu 250 ada 2 sayılı parseldeki konut olarak kullanılan yapının tecavüzlü olduğunu, davalı tarafından yapılan ahırın ise 3 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını, bu duruma muvafakatı olmadığını ileri sürerek, haksız müdahalenin önlenmesine, taşınmazların yıkımına ve 2006-2012 yılları arasındaki dönem için 6.750 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu ahır ve binayı harici ölçüm sonucu kendisine gösterilen yerlere 1993-1994 yıllarında yaptığını, 1996 yılında Koçbeyli Belediyesinin imar uygulaması sonucu taşkınlığın oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin keşfen belirlendiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, davalının müdahalesine davacının uzun süre ses çıkarmadığı ve böylelikle intifadan men koşunun gerçekleşmediği gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 250 ada 3 sayılı .parselin davacı ... ve 250 ada 2 sayılı parselin ise davalı ... adına kayıtlı olduğu ve anılan parsellerin 1996 tarihli imar uygulaması ile oluştuğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmeldir ki, 04.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen davacı parselinde bulunan dava konusu 86,58 m2"lik ahırın dinlenen tanık beyanları ve 11.06.2014 tarihli inşaat bilirkişi raporunda imar uygulaması öncesinde davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davacı parseline yapıldığı saptanarak yıkımına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının öteki temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu binanın 04.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 6,12 m2"lik kısmının davacı ..."e ait 250 ada 3 sayılı parsele taşkın olduğunun belirlendiği ve inşaat bilirkişisinin 11.06.2014 tarihli raporunda dava konususu binanın 21 yıl önce yapıldığının belirtilmesi, davalının da anılan yapıyı 1993-1994 yıllarında yaptığını beyan etmesi karşısında bu yapının 1996 tarihli imar uygulaması önce yapıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 3194 sayılı Yasanın 18/9. maddesi uyarınca imarla taşkın hale gelen yapıların bedelleri ilgili parsel sahibince yapı sahibi davalılara ödenmesi koşuluyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Bu halde, taşkın kısmın yıkılması halinde kalan kısmın da yıkılıp yıkılmayacağı saptanarak ve yıkılacak yapı bedeli belirlenip bu bedeli depo etmesi konusunda davacıya süre verilerek sonuca gidilmesi esastır.
Hâl böyle olunca; binanın davacıya ait 250 ada 3 sayılı parsele tecavüzlü kısmının yıkılması halinde binanın tamamının zarar görüp görmeyeceği konusuna açıklık getirecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılması, binanın taşkın bölümünün yıkılması durumunda tamamı zarar görüyor ise tamamının bedeli yoksa yıkılan kısımların bedeli depo ettirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.