15. Ceza Dairesi 2020/9618 E. , 2021/1032 K.
"İçtihat Metni"
Sanık ...’in, nitelikli dolandırıcılık ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından TCK"nın 158/1-k, 35/2, 62, 52/2-4 ve 53/1-2-3. maddeleri ile aynı kanunun 170/1-a, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 11/09/2015 tarih ve 2015/32 esas, 2015/187 sayılı kararına yönelik müşteki vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine, onama ve bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 2015/411389 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 31/05/2016 gün ve 2016/1365 E, 2016/5609 sayılı kararıyla hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"un yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2015/32 Esas, 2015/187 Karar sayılı ilamının karar tarihi olan 11/09/2015 tarihinde, sanık ..."in Silivri 3 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu, itiraz edenin savunmasının alındığı ve sonraki duruşmalarda vareste tutulmayı talep edip etmediğinin sorulmadığı gibi, Silivri 3 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmakta iken, hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK"nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı, verilen hükmün bozulması gerektiği" gerekçesiyle yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, itirazın KABULÜNE,
Dairemizin 31/05/2016 gün ve 2016/1365 E, 2016/5609 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dolandırıcılık ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, müşteki ... vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Müşteki ... vekili tarafından yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın duruşmaya katılmayan, 5271 sayılı CMK"nın 238. maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan müşteki kurumun hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık tarafından yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca; başka bir suçtan aynı yargı çevresindeki Silivri 3 nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı 11/09/2015 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK"nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.