11. Hukuk Dairesi 2020/4401 E. , 2021/5790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi"nce verilen 17.04.2019 tarih ve 2018/64 E- 2019/379 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi"nce verilen 14.11.2019 tarih ve 2019/939 E- 2019/1413 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkili şirketin davacı bankaya muaccel bir borcunun bulunmadığını, hesapların banka tarafından gerekçe belirtilmeden kat edildiğini, usulüne uygun temerrütün oluşmadığını, sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, kefaletin yasanın aradığı şekil koşullarına uygun bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı alacağının hesap kat ihtarı ile muaccel olduğu, muacceliyetin taraflar arasında yapılan sözleşme ve yasal mevzuata uygun bulunduğu, TBK"daki faiz sınırlamasının ticari kredilerde uygulanamayacağı, talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, davalı kefilin kefaletinin yasaya uygun şekil koşulları taşıdığı, gayri nakdi çek kredisi dışındaki kredilerden davalı kefilin sorumlu bulunduğu, bilirkişi raporu ile alacağın tespit edildiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV, ihtarname masrafı, ihtiyati haciz masraf ve vekalet ücretleri ayrı ayrı kalemler halinde gösterilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 4.635.593,87 TL nakdi krediye yönelik davalıların yaptığı itirazın iptaline, takibin bu bedel üzerinden devamına, 232.690,00 TL gayri nakdi alacağa yönelik (davalı ..."in 200.000,00 TL"den sorumlu olması kaydıyla) davalıların itirazının iptali ile gayri nakdi alacak yönünden bu bedelden devamına, devamına karar verilen nakit asıl alacağın %20"si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi"nce; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin 28.12.2012 tarihinde davacı banka ile davalı Kumsan şirketi arasında 10.000.000,00 TL limit ile akdedildiği, davalı ..."in anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, sözleşme tarihi itibarıyla TBK"nun 584/3 maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olmadığından eş rızasının gerektiği, davalı ..."in eş rızasının kefalet tarihi olan 28.12.2012 tarihi itibarıyla alındığı, kefaletin TBK 583 ve devamı maddelerinde düzenlenen şekil koşullarına uygun olduğu, davalıların sözleşmede yer alan imzalarını inkar etmediği, ilk derece mahkemesince usulüne uygun düzenlenen ve tebliğ edilen muhtıra ile nakdi alacak yönünden kurulan hükme ilişkin eksik nispi istinaf karar harcı davalılar vekili tarafından tamamlanmadığından HMK"nın 344 ve 346. maddeleri uyarınca davalılar vekilinin nakdi alacak yönünden kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, davalılar vekilinin harcı yatırılan gayri nakit alacağa yönelik istinaf itirazları incelendiğinde, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın 200.000,00 TL teminat mektubu, 32.690,00 TL çek sorumluluk bedeli olmak üzere toplam 232.690,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğunun tespit edildiği, sözleşmenin 4.2.19, 4.4 maddeleri hükümleri karşısında davalı şirketin gayri nakit alacak miktarının depo edilmesine yönelik icra takibine itirazının haksız olduğu ve davalı şirket hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı kefil ..."in gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde kefile yönelik açık depo hükmü bulunmadığı gerekçesiyle HMK 344/1. md. gereğince davalılar vekilinin nakit alacak yönünden kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, davalı şirket vekilinin gayri nakdi alacak yönünden kurulan hükme yönelik istinaf talebinin HMK 353/(1)-b.1 md. uyarınca esastan reddine, davalı ... vekilinin gayri nakdi alacak yönünden kurulan hükme yönelik istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının davalı ... hakkındaki gayri nakdi alacak yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkında gayri nakdi alacağa yönelik itirazın iptali için açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK"nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.09.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.