10. Hukuk Dairesi 2015/16022 E. , 2017/4720 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. Davacı kurum 02.02.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeni ile sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelir,ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderinden oluşan kurum zararının tahsilini istemiştir. Mahkemece, iş kazasının oluşumunda işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek kurum zararının %60 hüküm altına almıştır. Ancak gerekçeli kararının 1. sayfasında ""İbraz edilen 31/10/2013 tarihli kusur raporunda olayda davalının %30, kazalı işçinin %30 oranında kusurlu olduğu, %40 oranında da kaçınılmazlık olduğu bildirilmiş, 11/04/2014 tarihli alınan kusur raporunda ise davalının %40, kazalı işçinin %60 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce maddi ve hukuki olguların irdelendiği bu ikinci rapora itibar edilerek hükme esas alınmıştır."" denmek suretiyle, davalı işverenin %40 oranında kusurlu kabul edilmesine karşın, gerekçeli kararın 5. sayfasında ""Mahkememizce aldırılan kusur raporları, kurum müfettişi tarafından düzenlenen kusur raporu ve hak sahibi dosyası kapsamıda aldırılan kusur raporlarının bir arada değerlendirilmesi neticesinde 04/11/2013 tarihli ve 20/06/2013 tarihli heyet raporlarının birbiri ile uyumlu olması, kurum tahkikatı neticesinde belirlenen kusur durumu ve dosya kapsamındaki diğer bilirkişiler tarafından düzenenlenen kusur raporlarına göre ortada olmalarından dolayı, iş güvenliği esaslarını somut olaya uygulaması, işverenin iş güvenliğinin sağlanmasında daha etkin faktör olması nedeniyle sorumluluğunun buna göre tayin edilmiş olması karşısında mahkememizce de esas alınmıştır. Dolayısıyla davalı işverenin olayın gerçekleşmesinde %60 oranında kusurlu olduğu kabul görmüştür."" denmek suretiyle kurum alacağının %60 oranında kusuru tekabul eden 18.039,50 gelir, 2.910.91 geçici iş göremezlik ödeneğinden ve 1.619,64 TL tedavi giderinden oluşan kurum zararının talep edilebileceği ancak taleple bağlı kalınrak kurumun talebinin kabulüne karar verildiği hüküm fıkrasında belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.
Hal böyle olunca hükme esas alınan bilirkişi raporları ve kusur oranları yönünden çelişki oluşturmak suretiyle oluşturulan gerekçeye dayanan hüküm infaza elverişli değildir. Mahkemece, gerekçedeki bu çelişki giderilerek hangi raporun esas alınarak hüküm kurulduğu belirlenmeli, farklı kusur oranlarındaki ve bilirkişi raporları tarihlerindeki çelişki giderilmelidir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.