10. Hukuk Dairesi 2016/5331 E. , 2017/4661 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 01.08.1983 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti ile 13.12.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve hakediş tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulune karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.8.1983-15.8.1983 tarihleri arası 4/1-a kapsamında 15 gün sigortalılığı bulunan davacı, 10.12.2012 ve 14.12.2012 tarihli borçlanma talebine istinaden 5261 gün 4/1-a kapsamında borçlanma yaptığı, 18.6.2013 tarihli tahsis talebine istinaden 1.8.1983-15.8.1983 tarihleri arası 15 gün 4/1-a kapsamında hizmetin işveren tarafından iptal edildiğinin tespiti üzerine 4/1-a borçlanmanın 4/1-b kapsamına transfer edildiği, borçlanma bedelinin davacı tarafından iadesinin istenilmesi üzerine, iade işlemi yapılarak tahsil edilebileceğinin davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır.
4748 sicil nolu bina inşatı (...) işyerinde 1.8.1983 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesi 3.10.1983 tarihinde kuruma intikal ettiği, bu işyerinden davacı adına 1.8.1983-15.8.1983 tarihleri arası bildirilen 15 gün sürenin davalı işveren tarafından Kuruma bildirilen iptal bodrosu ile iptal edildiği, davacı tarafından, 1.8.1983 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti ile 13.12.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile hakediş tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesi istediği, Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, "sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez." Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re"sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olay incelendiğinde; Mahkemece, işyerinin varlığı araştırılmadan, işyeri kayıtları, yapı ruhsatı celp edilmeden, borçlanma bedeli iade edilip edilmediği ve borçlanmanın geçerliliği belirlenmeden eksik inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmaktadır. Kolluk marifeti aracığıyla davacının çalıştığı belirtilen bina inşaatı işyerinin varlığı araştırılmalı, işyeri kayıtları, yapı ruhsatı celp edilerek işyerinin varlığı detaylı bir araştırmayla ortaya konulmalı, ayrıca borçlanma bedelinin iade edilip edilmeği, bedelin Kurum hesabında mı davacının hesabında mı olduğu, davacı tarafından bedelin hesaptan çekilip çekilmediği araştırılarak, borçlanmanın geçerliliği belirlenerek böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
O hâlde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 01.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.