10. Hukuk Dairesi 2021/1550 E. , 2021/6821 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2020/139-2020/271
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı üzerine yeniden yapılan yargılamada, ilamında belirtildiği şekilde davanın ... A.Ş. yönünden dava şartı yokluğundan, diğer davalılar yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 08.11.2003 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir, geçici iş göremezlik ödemeleri ve tedavi gideri nedeniyle uğranılan kurum zararının davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa"nın 26. maddesidir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 332/1. maddesinde belirtilen işçi - işveren arasındaki akde aykırılık eylemleri ve bu çerçevede maddenin 2. fıkrası gereğince işverenin akde aykırı davranışları (işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gerektirdiği önlemlerin alınmaması vs.) sonucu 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesiyle yapılan ilişkilendirme ile bir bakıma akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabii olmakla; zamanaşımı işverenler açısından Borçlar Kanununun 125. maddesine göre on yıldır.
Diğer yandan, zamanaşımı def"i davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez. Borcu ortadan kaldırmamakla birlikte, yerine getirmekten kaçınma yetkisi veren zamanaşımı def’i, ancak bunu ileri süren taraf yönünden sonuç doğurmakta, bir başka anlatımla, mahkemece kendiliğinden gözetilemeyen zamanaşımı def’i, yasal süresinde ileri sürüldüğü takdirde değerlendirilebilmektedir.
Dosya kapsamından; Dava 08.10.2014 tarihinde açılmıştır, tedavi gideri 19.04.2004 tarihli olup mahkemenin bu yönden vermiş olduğu zamanaşımı nedeniyle ret kararı doğrudur. Geçici iş göremezlik ödemeleri yönünden ise, 16.03.2004 ile 16.06.2006 arasında değişik tarihlerdeki ödemeler her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren zamanaşımına girip girmediği irdelenerek karar verilmelidir. Sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi 16.10.2006 olup dava 08.10.2014 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış ve bu alacak kalemi yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilip işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece öncelikle zamanaşımı def’inin süresi içerinde ileri sürülüp sürülmediği belirlenerek, süresinde ileri sürülen zamanaşımı def’i yönünden yukarıda yazılı sürelere göre irdeleme yapılmalı, süresi içerisinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def’i yönünden işin esasına girilerek karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi