10. Hukuk Dairesi 2020/3138 E. , 2021/6819 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Mahkemesi : ... 1. İş Mahkemesi
Dava, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer’i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 2006 - 2010 yılları arasında davalı şirkette üretim müdürü olarak daha yüksek kazançlarla çalışmasına rağmen bildirimlerinin gerçek ücreti üzerinden yapılmadığı gerekçesiyle prime esas kazançların gerçek ücretleri üzerinden tespitini talep etmiştir.
II- CEVAP
Fer’i Müdahil ve davalı vekilleri davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davacının, davalı işverene ait 199255.35 sicil sayılı işyerinde 01.01.2006- 31.12.2010 tarihleri arasında feri müdahil kuruma bildirilmesi gereken SPEK"nın 121.635,00TL olduğu, 86.614,01-TL olarak bildirildiği, fark olan 35.020,99-TL"nin bildirilmediğinin tespitine, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/02/2018 tarihli raporun 3,4 ve 5. sayfalarındaki hesap tablosunun hüküm eki sayılmasına ve karara eklenmesine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“... 1. İş Mahkemesi"nden verilen 07.05.2018 tarih, 2016/471 Esas ve 2018/90 Karar sayılı kararına yönelik davalı şirket vekili ve fer"i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Fer’i müdahil vekili, hak düşürücü sürenin geçtiği, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Anayasamızın 141. maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 28. maddesinde de bu husus belirtilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanunun 297. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.
“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda mahkemece verilen kısa ve gerekçeli kararlarda, “Davacının, davalı işverene ait 199255.35 sicil sayılı işyerinde 01.01.2006- 31.12.2010 tarihleri arasında feri müdahil kuruma bildirilmesi gereken SPEK"nın 121.635,00TL olduğu, 86.614,01-TL olarak bildirildiği, fark olan 35.020,99-TL"nin bildirilmediğinin tespitine, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/02/2018 tarihli raporun 3,4 ve 5. sayfalarındaki hesap tablosunun hüküm eki sayılmasına ve karara eklenmesine” denilmek suretiyle, usul ve yasaya uygun bir karar oluşturulmadığı anlaşılmaktadır. Ortada hukuki varlık kazanmış bir karar mevcut değildir. Kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, fer’i müdahil vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvusunun reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.