4. Hukuk Dairesi 2020/3626 E. , 2021/957 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/03/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/06/2017 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesince 16/11/2017 gününde 2017/1212-2017/1276 sayılı karar ile; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/06/2017 gün ve 2013/138-2017/138 sayılı kararının kaldırılmasına, HMK"nın 353/1-(b).3 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacı vekili ve davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27/02/2020 gün, 2018/353-2020/983 karar sayılı ilamıyla; bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesince bozma ilamına uyularak 16/09/2020 tarihinde 2020/629-2020/1611 sayılı karar ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun duruşma yapılarak kabulü ile Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/06/2017 gün 2013/138-2017/138 sayılı kararının kaldırılmasına, HMK"nın 353/1-(b).3 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, iş bu kararın da Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekilince süresi içinde talep edildiği görüldü. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içeresindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1) Dosyadaki yazılara, bölge adliye mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 27/02/2020 tarihli 2018/353 esas ve 2020/983 karar sayılı bozma ilamı üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi tarafından davacının istinaf isteminin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27/02/2020 tarihli 2018/353 esas ve 2020/983 karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde “istinaf yolu ile görülen bir duruşması olan işler için” 1.700,00 TL vekalet ücretine hükmedileceğinin düzenlendiği, Dairemizin bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesince yapılan duruşmaya davalı vekilinin de katıldığı, yargılamanın başından itibaren de davalının vekil ile temsil edildiği, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinde bir duruşmaya katılan davalı vekili yararına AAÜT hükümleri gereğince duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ancak Bölge Adliye Mahkemesince davalı yararına duruşma vekalet ücretinin takdir edilmediği görülmektedir.
Şu durumda; istinaf yolu ile görülen bir duruşması olan işler için duruşmada hazır bulunan davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK"nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasına bir bent ilave edilmek suretiyle “Davalı, istinaf kanun yolu aşamasında vekil ile temsil edildiğinden ve bir duruşmaya katıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.700TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/2. maddesi gereğince düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi