
Esas No: 2017/721
Karar No: 2018/11697
Karar Tarihi: 04.12.2018
Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/721 Esas 2018/11697 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK"nın 89/4, 62/1 ,50/1-a, 52/2-4 . maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve Mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü
1.Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın 22.01.2015 tarihinde yüzüne karşı verilen kararı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 30.01.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından,sanığın temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK"un 310. ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE;
2.Mahalli Cumhuriyet Savcının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK"nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkının mevcut olduğu, 5320 sayılı Kanuna 12.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6572 sayılı Kanunun 45. maddesi ile eklenen geçici 9. maddesine göre 31/12/2019 tarihine kadar, asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmayacağının, ancak, verilen hükümlere karşı Cumhuriyet savcısının kanun yoluna başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına gönderileceğinin belirtildiği, 12.12.2014 ve sonrasında duruşmalara Cumhuriyet savcısı katılamayacağından, mahalli Cumhuriyet savcıları yönünden temyiz süresinin tefhimden itibaren 1 ay, 01.01.2014 ve 12.12.2014 tarihleri arasındaki hükümlerde ise temyiz süresinin tefhimden itibaren 1 hafta olduğu, incelenen dosyada hükme katılmayan Cumhuriyet savcısı tarafından tefhimden itibaren 1 aylık süre içerisinde 30/01/2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla tebliğnamedeki Red düşüncesine iştirak edilmemiştir;
Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçu TCK"nın 89. maddesinde hükme bağlanmış olup aynı maddenin 5. fıkrası gereğince, 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, katılan sanık, katılan ve müşteki hükümden sonra temyiz aşamasında 23.01.2015 tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçtikleri, aynı tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesinin katılan sanık ,katılan, müşteki ve sanık tarafından birlikte imzalandığı, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtinin anlaşılması karşısında ,şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle, sanık hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki davanın şikayet yokluğu nedeniyle TCK"nın 73, 139 ve CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, 04/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.