Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/2624
Karar No: 2020/517
Karar Tarihi: 11.02.2020

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2018/2624 Esas 2020/517 Karar Sayılı İlamı

6. Ceza Dairesi         2018/2624 E.  ,  2020/517 K.

    "İçtihat Metni"

    Sanık ... hakkında, mağdur ..."a yönelik yağma suçundan 5237 sayılı TCK"nin 149/1-a, 35/2, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yoksunluğa; mağdur ..."a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı TCK"nin 106/1-1 cümle, 62, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; mağdur ..."a yönelik yaralama suçundan 5237 sayılı TCK"nin 86/2, 86/3-a, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.12.2014 gün, 2013/153 Esas ve 2014/284 Karar sayılı hükmün sanık ... savunmanı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi 20.02.2018 gün 2015/1784-2018/1273 sayı ile;
    I- Sanık ... hakkında mağdur ..."a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm bakımından temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Dosya içeriğine ve gerekçeye göre, sanık ... savunmanının, sanık hakkında mağdur ..."a yönelik kasten yaralama suçundan hükmolunan doğrudan para cezasının miktarı bakımından, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5329 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca üç bin liraya kadar olan mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle temyiz itirazının reddine yönelik usul ve kanuna uygun bulunan 16.02.2015 tarih, 2013/153 Esas ve 2014/284 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın istem gibi ONANMASINA,
    II- Sanık ... hakkında mağdur ..."a yönelik yağmaya kalkışma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre yapılan değişikliğin infazda gözetilmesi olanaklı görülmüş;
    Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık ... hakkında mağdur ..."a yönelik yağmaya kalkışma suçunun silahla konutta işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK"nin 149/1. madde ve fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    T.C. Anayasası"nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK"nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından “sanık için atanan zorunlu savunman ücretinin” çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    III- Sanık ... hakkında mağdur ..."a yönelik tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    1- Hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253/1. madde ve fıkraları gereği tehdit (TCK 106/1) suçunun “uzlaştırma” hükümleri kapsamına dahil edilmiş olması nedeniyle, yöntemine uygun olarak uzlaştırma işlemlerinin yapılarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
    2- Uygulamaya göre de; 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesiyle 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, sanık hakkında mağdur ..."a yönelik tehdit suçundan hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde bu cezasının hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmesi zorunluluğu” şeklinde bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozma sonrası Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 gün 2018/166- 2018/178 sayılı kararı ile;
    “Her ne kadar Yargıtay 6. Ceza dairesinin yukarıda anılan kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 34. Madde ile değişik 5271 sayılı CMK"nun 253/1 maddesi gereğince tehdit suçundan (TCK"nin 106/1. maddesi) uzlaştırma hükümlerine tabi olduğu ve bu suç yönünden uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de, mağdure Şerife"nin aşamalarda ve bozma sonrasında açılan duruşmada alınan ifadelerinde, sanığın televizyonu satmak için arkadaşını eve getirdiği 07/08/2012 günü eşine engel olmaya çalışması nedeni ile sanığın eşi mağdureyi darp ve tehdit ettiği, darp ve tehdit eylemlerinin sanık tarafından aynı anda gerçekleştirildiği, sanığın sabit kabul edilen TCK"nin 86/2, 86/3-a maddeleri kapsamındaki eşini kasten yaralama suçunun uzlaştırmaya tabii suçlardan olmadığı, somut olayda, CMK"nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinde yer alan yasal düzenleme nedeniyle tehdit fiilinin uzlaştırma kapsamına girmeyen eşe karşı karşı kasten yaralama fiili ile birlikte gerçekleştirilmiş olması sebebiyle tehdit suçu yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına yasal imkan bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkememizce yukarıda esas ve karar numarası yazılı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma ilamının 1. maddesinde belirtilen "Uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi gerektiği" yönündeki bozma nedenine direnilmesine, bozma ilamının 2. maddesinde belirtilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezanın paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmememesi yönünden bozmaya uyulmasına karar verilmiştir.
    Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
    Düzensiz bir hayat yaşayan ve herhangi bir işi olmayan sanığın, anne ve babasından para istediği, para alamadığı zamanlarda olay çıkardığı, bu çerçevede 2012 yılı Temmuz ayında sanığın annesi olan mağdure Nuran"a bıçak çekerek "Bana para vermezseniz hepinizi öldüreceğim, geberteceğim, sizi yaşatmayacağım, sizi bitireceğim" şeklinde sözler söyleyerek para istediği; yine 07/08/2012 tarihinde ise, annesine ait televizyonu satmak için eve bir arkadaşını çağırdığı, evde bulunan ve sanığın eşi olan Şerife"nin duruma engel olmaya çalışmasına sinirlenen sanığın eşini basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp ettiği ve "Seni öldürürüm, keserim" diyerek tehdit ettiği doktor raporu, mağdure beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
    Bu kabule göre;
    Sanığın Tehdit suçundan 5237 sayılı TCK"nin 106. madde 1. fıkra 1.cümle gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş; suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurularak temel ceza takdiren alt sınırdan tayin edilmiş, sanığın duruşmadaki iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden 5237 sayılı TCK"nin 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın olumsuz kişiliği göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda Mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından hakkında CMK"nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının suçun işlenmesindeki özellikler ve yargılama sürecinde sanığın gözlemlenen olumlu kişiliği nazara alınarak 5237 Sayılı 50/1-a maddesi gereğince seçenek yaptırım olarak Adli Para Cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. Sanığa verilen hapis cezasının 5237 Sayılı TCK"nin 50/1-a maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilerek adli para cezasına dönüştürülmüş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK"nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine yasal imkan bulunmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile ilk hükümde direnilmesine karar verilmiştir.
    Bu hükmün sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "onama" istekli 11.07.2018 gün ve 2018/51249 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilen dosya;
    5271 sayılı CMK"nin 307/3. madde ve fıkrasının 2. cümlesini değiştiren 02/12/2016 gün, 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 36. maddesi uyarınca; "Direnme kararları öncelikle kararına direnilen Daire tarafından incelenmesinin zorunlu kılınması” karşısında; yeniden incelenerek değerlendirilmiş ve karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı mağdur ..."a yönelik tehdit suçunun sübutunu kabul; oluş ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliğini tayin; cezayı azaltıcı hallerin usulüne uygun olarak tespit ile takdir kılan direnme kararı yerinde görüldüğünden,
    "Dairemizin 20.02.2018 tarih ve 2015/1784 Esas, 2018/1273 karar sayılı III. Bölüm başlığında düzenlenen bozma kararının 1 nolu gerekçesinin" kaldırılmasına karar verilerek Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 gün 2018/166 Esas ve 2018/178 Karar sayılı ilamı uyarınca Sanık ... hakkında mağdur ..."a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
    17.04.2018 günlü oturuma sanık ... katılmadığı halde, hüküm fıkrasının sonuna “Sanığın yokluğunda” hüküm kurulduğunun belirtilmesi gerekirken “Yüzüne karşı” olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir.
    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 11.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi