18. Ceza Dairesi 2015/21558 E. , 2017/4751 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinde;
a) Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu dikkate alındığında, bu suçtan TCK"nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
b) Hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
CMK’nın 225/1. maddesine göre hükmün konusunun iddianamede anlatılan eylemlerle sınırlı bulunması ve davaya konu iddianame ile sanık hakkında kendisini polis merkezine götürmek isteyen müştekilere “bizi bırakın lan, bizi götüremezsiniz ” şeklinde sözler söyleyerek bağırdığından bahisle hakaret suçundan kamu davası açıldığı, bu sözlerin müştekilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşturmadığı halde Mahkemece sanığın hakları hatırlatılırken “ hakkınızın da a... koyarım, hukukunuzunda a.. koyarım” şeklinde küfür ettiği tespit edilerek iddianamede anlatılmayan bu eylem nedeniyle hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
2-) Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinde ise;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret suçundan kurulan hükümde TCK"nın 125/4 maddesi uyarınca yapılan artırım sırasındaki hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın 1 yıl 2 ay hapis cezası yerine , 1 yıl 3 ay olarak fazla belirlenmiş ise de, TCK"nın 43/2. maddesi uyarınca artırım yapıldığında sonuç ceza doğru tayin edildiğinden bu husus sonuca etkili olmadığından; görevi yaptırmamak için direnme suçunun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu dikkate alındığında, bu suçtan TCK"nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a) TCK"nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
b) Hakaret suçundan kurulan hükümde sanığın adının yanlış yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu husus, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası “hükümlerden TCK"nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması” ve hakaret suçundan kurulan hükmün 1. paragrafından “Mustafa” ibaresinin çıkartılıp yerine “Ramus” ibaresinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/04/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.