12. Ceza Dairesi 2017/2241 E. , 2018/11399 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : CMK"nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile; TCK"nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Görele Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2011 tarihli ve 2011/15-2011/94 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde 05/05/2014 tarihinde “Basit yaralama” suçunu işlediği ve Görele Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2014 tarih, 2014/409-2014/357 sayılı ilamı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 07.11.2014 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair kararını kapsayan dosya incelendi;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK"nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olmadığı, ancak bu suçun şikayete tabi olsun veya olmasın bütün hallerinin CMK"nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında, CMK’nın 253. maddesi gereğince uzlaşma teklifini kabul eden sanıkla mağdur ... arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği, buna göre, mahkemece CMK"nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Sanığın idaresindeki araçla 193,9 promil alkollü vaziyette seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun kenarındaki fındık bahçesine yuvarlanması şeklinde meydana gelen olayda; mağdurlardan ..., ..."ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, ..."nin ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı ancak sanıktan şikayetçi olmadıkları, TCK"nın 89/5. maddesi hükmüne göre, TCK"nın 89/1. maddesi kapsamındaki yaralanmanın şikayete tabi olduğu suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde dahi süresinde yapılmış bir şikayetin varlığının gerekli olduğu, mağdurlardan ..., ..."ın babaları olan sanıktan şikayetçi olmamaları nedeniyle sanığın yalnızca mağdur ..."nin nitelikli şekilde yaralanması nedeniyle TCK"nın 89/1, 22/3, 89/2-e maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, TCK"nın 89/4. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden sanığın CMUK"un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 29/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.