10. Hukuk Dairesi 2017/1958 E. , 2017/3928 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirlerin, yapılan masraf ve diğer ödemelerin 506 sayılı Kanunun 26. maddesince tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyada, bozma sonrası yürütülen yargılamada davalı tarafça bozma öncesi verilen ilk karar ile hüküm altına alınan Kurum zararının ödendiği savunularak, ... ve Plastik A.Ş. tarafından Kurum hesabına 12.04.2013 tarihinde 77.117,00TL ödeme yapıldığına dair banka dekontu sunulduğu anlaşılmakla, davacı Kurum hesabına yapılan ödemelerin ne için olduğu ve içeriğinde hangi kalemler bulunduğu ayrıntılı olarak sorulup, kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde içerikleri belirlenerek; davanın konusuz kalıp kalmadığı irdelendikten sonra, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Davanın konusuz kalmadığının anlaşılması halinde ise;
Davacı Kurum, 17.08.2004 tarihli iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya bağlanan gelir ve masrafların rücuan tahsilini talep etmiş olup, Mahkemece, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de bozma ilamının gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemez.
Önceki bozma ilamında da ayrıntılarıyla açıklandığı üzere, 506 sayılı Kanunun kusur sorumluluğunu esas alan 26. maddesine dayanan rücu davalarında kusurun belirlenmesinde, zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı açısından uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Bu kapsamda, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir.
4857 sayılı İş Kanununun 7. maddesinde, "İşveren, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur. Bu halde iş sözleşmesi devam etmekle beraber, işçi bu sözleşmeye göre üstlendiği işin görülmesini, iş sözleşmesine geçici iş ilişkisi kurulan işverene karşı yerine getirmekle yükümlü olur. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren işçiye talimat verme hakkına sahip olup, işçiye sağlık ve güvenlik risklerine karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür..."şeklinde düzenlenen geçici iş ilişkisi kapsamında, aynı düzenlemenin devamında, geçici iş ilişkisi kurulan işverenin, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden işveren ile birlikte sorumlu olduğu da belirtilmiştir.
Anılan düzenleme, geçici iş ilişkilerinde, her iki işverenin iş sağlığı ve güvenliği koşullarının sağlanmasından beraberce sorumlu olması gerektiğini kabul etmiştir. Böylelikle işçiyi geçici olarak çalıştıran işveren kadar, onu geçici gönderen işveren de sorumluluğa ortak edilmiştir. Yasa koyucu bu şekilde, işçisini geçici olarak başka bir işverene gönderen işverene, işçisini gönderdiği işyerindeki iş sağlığı ve iş güvenliği koşullarını kontrol etme yükümlülüğü getirmiştir. Dolayısıyla geçici işverenin yanında iş gören işçinin uğradığı iş kazasından, aksi ispatlanmadığı, uygun nedensellik bağının kurulamadığı ya da kesildiği ispatlamadıkça, işçisini gönderen işverenin de sorumlu olacağı kabul edilmelidir.
Somut olayda, davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti. sigortalısı olan kazalının, 01.7.2004-31.12.2004 dönemi için diğer davalı ... ... Tablo ve Plastik A.Ş."ye geçici iş ilişkisine dair sözleşme ve rıza beyanı ile devredilmiş olduğunun ilgili sigorta müfettişi raporunda belirtilmiş olduğu, 17.8.2004 tarihinde, A.Ş."ye ait işyerinin hamur yapma bölümünde hamur kazanı karıştıran pervaneye kapılması şeklinde gerçekleşen ve sigortalının %100 sürekli iş göremez hale gelmesi sonucunu doğuran olay sebebiyle sigorta müfettişinin her iki şirketin de müştereken müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna vardığı, iş müfettişi ile bozma öncesi ve sonrası hükme dayanak kusur raporunda ise, kazanın davalı A.Ş."ye bağlı olarak çalışılması sırasında gerçekleştiğinden hareketle, davalı Ltd.Şti"nin kusurunun bulunmadığı, davalı ... ... Tablo ve Plastik A.Ş."nin % 80, kazalının %2 0 kusurlu olduğu şeklinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davalı Ltd. Şti. adına tescilli işyerinden bildirimi olan sigortalının diğer davalı A.Ş. ile geçici iş ilişkisi kapsamında görevlendirilip görevlendirilmediği yöntemince araştırılmalı, geçici iş ilişkisinin varlığı halinde geçici işverenin yanında iş gören işçinin uğradığı iş kazasından, aksi ispatlanmadığı, uygun nedensellik bağının kurulamadığı ya da kesildiği ispatlamadıkça, işçisini gönderen işverenin de sorumlu olacağı gözetilmeli, böylece kazanın oluşuna uygun uzman bilirkişi heyetinden, kusur oran ve aidiyeti konusunda denetime uygun rapor alınarak, oluşması halinde çelişki de giderilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09/05/2017 günü oybirliği ile karar verilmiştir.