20. Hukuk Dairesi 2016/5343 E. , 2016/5520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28/01/2016 gün ve 2015/2421 - 2016/1137 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler vekili 03.06.2013 havale tarihli dilekçesiyle; müvekkilinin maliki olduğu 5359 ada 6 sayılı parselin orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydının 2011 yılında kesinleşen mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan TMK’nın 1007. maddesi uyarınca Hazinenin sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000,00.-TL maddi tazminatın taşınmazın tapu iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır. Daha sonra 20.06.2014 tarihli harçsız ıslah dilekçesiyle tazminat isteğini artırarak toplamda 49.501,00-TL tazminat isteğinde bulunmuştur.
Tazminat isteğine dayanak 5359 ada 6 parsel sayılı taşınmaz, arsa niteliğiyle ve 495,01 m² yüzölçümüyle davacı gerçek kişiler adına hisseli olarak tapuda kayıtlı iken, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2011 gün ve 2011/149 – 2011/281 sayılı kararı ile 5359 ada 6 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının tamamen iptal edilerek orman vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve bu karar, temyiz edilmeksizin 04.10.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve 49.501,00.-TL maddi tazminatın, tapu iptal kararının kesinleşme tarihi olan 04/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, davalı Hazinenin temyizi üzerine, hüküm Dairece onanmıştır.
Davalı ... vekili bu kez Daire kararının düzeltilmesini istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir.
Taraflardan her biri, yapmış olduğu usûl işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Ancak, ıslah işlemi harca tâbi bir işlem olup, ıslah edilen husus değer artırımı ise nispi tarifeye göre, değilse maktu harç yatırılmalıdır. Davalı taraf harçtan muaf olsa dahi ıslah harcının alınması gerekir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesinin birinci cümlesinde “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz” hükmü yer almaktadır. Bu kanuni düzenleme gereğince ıslah edilen miktar yönünden bakiye nispî karar ve ilâm harcı ödenmeksizin sonraki işlemlerin yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2013 gün ve 2013/21-445 E., 2013/1625 K. sayılı kararında da bu görüş benimsenmiştir.
Somut olayda, davacılar vekili dava dilekçesinde 1000,00.-TL olarak açıkladığı tazminat talebini, 20.06.2014 tarihli dilekçe ile 49.501,00.-TL’ye arttırmış ise de ıslah harcının yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, ıslah harcını tamamlamak üzere davacılara süre ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken harcı yatırılmayan ıslah beyanına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen nedenle bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı anlaşıldığından, davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin önceki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 28/01/2016 gün ve 2015/2421 - 2016/1137 sayılı onama kararı kaldırılarak, 10/07/2014 gün ve 2013/407-2014/255 sayılı yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 16/05/2016 günü oy birliği ile karar verildi.