20. Hukuk Dairesi 2016/4685 E. , 2016/5519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28/01/2016 gün ve ... sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler vekili 03.06.2013 havale tarihli dilekçesiyle; müvekkilinin maliki olduğu 5524 ada 7 sayılı parselin orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydının 2010 yılında kesinleşen mahkeme kararıyla kısmen iptal edilmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan TMK’nın 1007. maddesi uyarınca ... sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000,00.-TL maddi tazminatın taşınmazın tapu iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...den tahsiline karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır. Daha sonra 10.03.2014 tarihli harçsız ıslah dilekçesiyle tazminat isteğini artırarak toplamda 11.544,54.-TL tazminat isteğinde bulunmuştur.
Tazminat isteğine dayanak 5524 ada 7 parsel sayılı taşınmaz, arsa niteliğiyle ve 499,38 m² yüzölçümüyle davacı gerçek kişiler ile dava dışı ve gerçek kişi adına hisseli olarak tapuda kayıtlı iken, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2011 gün ve ... sayılı kararı ile 5524 ada 7 sayılı parselin kısmen kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 246,78 m² yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydı iptal edilerek, bu bölümün orman vasfıyla adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve bu karar, Yargıtay denetiminden geçerek 19.04.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve 11.544,54.-TL maddi tazminatın, tapu iptal kararının kesinleşme tarihi olan 19/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, davalı ...nin temyizi üzerine, hüküm Dairece onanmıştır.
Davalı vekili bu kez Daire kararının düzeltilmesini istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir.
Taraflardan her biri, yapmış olduğu usûl işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Ancak, ıslah işlemi harca tâbi bir işlem olup, ıslah edilen husus değer artırımı ise nispi tarifeye göre, değilse maktu harç yatırılmalıdır. Davalı taraf harçtan muaf olsa dahi ıslah harcının alınması gerekir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesinin birinci cümlesinde “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz” hükmü yer almaktadır. Bu kanunî düzenleme gereğince ıslah edilen miktar yönünden bakiye nispi karar ve ilâm harcı ödenmeksizin sonraki işlemlerin yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2013 gün ve 2013/21-445 E. - 2013/1625 K. sayılı kararında da bu görüş benimsenmiştir.
Somut olayda, davacılar vekili dava dilekçesinde 1000,00.-TL olarak açıkladığı tazminat talebini, 10.03.2014 tarihli dilekçe ile 11.544,54.-TL’ye arttırmış ise de ıslah harcının yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, ıslah harcını tamamlamak üzere davacılara süre ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken harcı yatırılmayan ıslah beyanına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen nedenle bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin önceki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 28/01/2016 gün ve ... sayılı onama kararı kaldırılarak, 24/04/2014 gün ve ... sayılı yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 16/05/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.