19. Hukuk Dairesi 2014/3921 E. , 2014/6661 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2013
NUMARASI : 2012/57-2013/125
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, müvekkillerinin takibe konu çekin keşidecisi ve cirantası olan dava dışı A ..E.. ve U.. E.. ile uzun yıllardır ticari ilişkileri olduğunu, bu ilişkiye istinaden keşide edilen 15.000,00 TL bedelli çekin müvekkiline verildiğini, çekin karşılıksız olduğunun anlaşılması üzerine yapılan görüşmeler sonucunda borçluların ödeme yapacaklarına dair müvekkiline söz vermeleri nedeniyle çekin işlem görmemesi ve iade edilmesi hususunda ilgili bankaya dilekçe verildiğini, müvekkilinin banka tarafından kendilerine iade edilen çeki A.. E.. iade ettiğini, ancak borcun ödenmediğini ve çekin keşide tarihi 30/03/2011 olarak değiştirilip davalıya ciro edildiğini, çekin üzerindeki karşılıksız kaldığına ilişkin işlemin iptal edildiğinin açıkça görülmesine rağmen davalının bu hususu bankadan araştırmaksızın icra takibi başlatmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilleri ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davalının ciro silsilesinin düzgün olmadığını ve müvekkillerinin çeki keşideciye iade ettiğini bildiğini belirterek takibe konu çek nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, çekin iptaline ve davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkiline bizzat davacı A.. T.. tarafından para borcuna karşılık hem şahsi olarak hem de sahibi olduğu şirket adına cirolanarak verildiğini, çekin tarih kısmında değişiklik olduğunu müvekkilinin gördüğünü ancak değişikliğin yanında paraf olduğunun ve parafın da keşideci imzası ile aynı olduğunun görülmesi üzerine çekin kabul edildiğini, davacının cirosunu iptal etmeden çeki keşidecisine iade ettiği yönündeki iddiasının ne hayatın olağan akışı ile ne de basiretli bir tacir davranışı ile uygunluk gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu çekte düzenleme tarihi olarak 30/09/2010 yazılı iken daha sonra 30/03/2011 olarak keşideci imzası (parafı) ile değiştirildiği, 29/09/2010 tarihi itibariyle çek metninde herhangi bir değişiklik bulunmadığı gibi bu tarih itibariyle davacıların çekin arka yüzünü ciro etmiş olduklarının görüldüğü, dolayısıyla çeki değişiklikten önce ciro etmiş olan davacıların sorumluluğunun ciro ettikleri tarihteki çek metnine göre olacağı, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemiş olduğu, bu nedenle çek nedeniyle davacılara müracaat edilemeyeceği, dolayısıyla davacıların davalarında haklı oldukları, bunun yanında davalının kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların takibe konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların ciranta konumunda bulunmaları nedeniyle çekin iptaline ilişkin talebin reddine, davacıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin keşidecisi A.. E.. olup 30/09/2010 keşide tarihli çekin davacı şirket tarafından dava dışı bankaya verildiği ancak keşide tarihinden 1 gün önce 29/09/2010 tarihinde işlemsiz olarak geri alındığında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı hamil çeki davacı şirketten aldığını ve keşide tarihinin de 30/03/2011 olarak keşideci tarafından düzeltilmiş olduğunu beyan etmiştir. Çeki bankadan alan davacıların çeki keşideciye iade ettiklerini ileri sürmüşler ise de bu yönde dosyaya ibraz edilmiş bir delil olmadığı gibi iade işleminde ciro imzalarını silmemiş olmaları da basiretli bir tacir gibi davranmadıklarını gösterir. Bu durumda davalının meşru hamil olduğu gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.