20. Hukuk Dairesi 2015/2696 E. , 2016/5497 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 15.03.2013 harç ve havale tarihli dava dilekçesinde, ... ili, ... ilçesi, ... köyü/mahallesinde bulunan 631 parsel sayılı tarla niteliğinde 7485.00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın müvekkillerinin murisi ... oğlu ... ... adına tapuda 06.01.1972 tarihinde kayıtlı iken, murisin ölümü ile 1/8 payının müvekkili ... adına ve 7/8 payının da müvekkili ... adına intikal ederek tapuya tescil edildiğini, ... ...nin açtığı, ... Kadastro Mahkemesinin 19.01.2011 gün ve .../... E. - .../... K. sayılı orman kadastro tespitine itiraz ve tescil davası sonunda tapu kaydının iptal edilerek orman vasfıyla adına tescil edildiğini ve hükmün 03.08.2012 tarihinde kesinleştiğini, hiç bir bedel ödenmediğini, böylece mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, 03.08.2012 tarihi itibariyle hesaplanacak değerinden, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00.-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili, keşif ve raporlardan sonra mahkemeye sunduğu 20.03.2014 tarihli dilekçesinde; davasını, 175.418,19.-TL artırarak 185.418,19.-TL olarak ıslah etmiş ve 10.000.00.-TL"ye dava tarihinden, 175.418,19.-TL"ye ise ıslah tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile müvekkillerine hisseleri oranında ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ne var ki, ıslaha esas olan değer üzerinden davacı tarafça nispî dava harcı yatırılması gerekirken 25,20.- TL maktu harç yatırılmakla yetinilmiştir.
Davalı vekili, tapu kaydının mahkeme kararı ile hükmen iptal edildiğini, Hazinenin kusurlu sorumluluğunun söz konusu olmadığını ve hukuki olay bakımından ile açılan dava arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava zamanaşımı ve husumet itirazları bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, nisbi alınması gereken ıslah harcı tamamlattırılmadan, davacıların ıslah talebi de dahil davanın kısmen kabulü ile 180.267,70.-TL tazminatın, 10.000.-TL"sine dava tarihinden itibaren, 170.267,70.-TL"sine ıslah tarihi olan 20/03/2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak tapudaki hisseleri oranında davacılara verilemesine, geri kalan taleplerinin reddine, davacılar kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 16.016,06.-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davalı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.500.-TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından esasa ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kayıtlarının hükmen iptali nedeniyle, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesine göre açılan tazminat istemine ilişkindir.
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 146. maddesine göre 10 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Taraflardan her biri, yapmış olduğu usûl işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın, taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Davacının ıslah yoluyla sonuç talebini arttırması mümkün ise de nispî karar ve ilâm harcına tâbi davalarda, davalı taraf harçtan muaf olsa dahi, ıslah yolu ile dava değerinin artırılması halinde artan dava değeri üzerinden nispî peşin harç ile (ıslah harcı) ayrıca karar ve ilâm harcının tamamlattırılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.2013 gün ve .../...-... E. - .../... K. sayılı kararında da bu görüş benimsenmiştir.
Somut olayda, davacılar vekili dava dilekçesinde 10.000,00.-TL olarak açıkladığı tazminat talebini, 20.03.2014 tarihli dilekçesinde; davasını, 175.418,19.-TL artırarak 185.418,19.-TL olarak ıslah etmiş ancak; ıslah dilekçesi ekindeki makbuzdan anlaşılacağı üzere, ıslaha esas olan 175.418,19.-TL değer üzerinden davacı tarafca nispî dava/ıslah harcı yatırılması gerekirken 25,20.- TL maktu harç yatırılmakla yetinilmiştir. Mahkemece, nispî ıslah harcı tamamlatılıp, ıslah dilekçesi taraflara usûlüne uygun tebliğ edildikten sonra işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken, harcı yatırılmayan ıslah beyanına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 16/05/2016 günü oy birliği ile karar verildi.