10. Hukuk Dairesi 2016/15852 E. , 2017/3901 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde reddine verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/8 maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re"sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu tür davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı; dava konusu dönemde işyeri devri yada işverenler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı
işyerinde kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
Eldeki davada, davacının, 01.10.2004-01.01.2007 tarihleri arasında davalı işverenin ... Oteli içinde “...”isimli işyerinde çalıştığının tespitini istediği, davacının 10.09.2004 - 21.09.2004 arasında 12 gün, 31.01.2007 - 26.03.2014 arası 2364 gün davalı işyerinde çalışmasının olduğu, davalı işyeri ile ilgili olarak 10.09.2004 ve 31.01.2007 tarihlerinde işe giriş bildirgeleri verildiği, Mahkemece dava konusu dönemde çalışmayı ispatlayacak bilgi, belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dinlenen bir kısım davacı ve davalı tanıklarının dava konusu dönem içinde davacının çalışmasının olduğu yönünde beyanları bulunduğu da dikkate alınarak davacıya 01.01.2007-31.01.2007 arasında davalı işyerindeki çalışmasına ara verip vermediğinin sorulması, dosya içerisinde bulunan işyeri şahsi sicil dosyasındaki boş olarak imzalanan işe giriş formunun ve imzalı boş hizmet sözleşmelerinin de değerlendirilmesi, tanıkların buna göre ayrıntılı olarak dinlenmesi ile dinlenmeyen bordro tanıkları varsa tespit edilerek dinlenilmesi, davalı işyerinin bulunduğu Otelin giriş-çıkışlarıyla ilgili kayıt tutulup tutulmadığı ile varsa dava konusu döneme ilişkin davacıya ait kaydın olup olmadığının sorulması, çalışmanın süresi, yada kesintili olup olmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması ayrıca hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususu da irdelenerek karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.