13. Hukuk Dairesi 2018/118 E. , 2019/8535 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil ... ve vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan ..."ün yanında muhtelif faaliyetlerde işçi olarak çalışmakta olduğunu ve olay günü de davalı ..."ün tarlasında fidan dikmek için çukur açma işi yapıldığı sırada davalılardan ..."ın kullandığı traktörün çıkarttığı toprakları temizlerken şafta takılarak yaralandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kusur nispetinde 2.000.000.000 TL maddi tazminatın, 20.000.000.000. TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davacı ile arasında bir hizmet akdi olmadığını, davacının diğer davalı ... ile birlikte tarlaya kendiliğinden gittiğini, herhangi bir görevlendirmenin söz konusu olmadığını, kazanın oluşumunda ihmalinin ve kusurunun bulunmadığını, zamanaşımı nedeniyle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., 29/03/2000 tarihinde davalı ..."e ait tarlada, yine onun elemanları olan ... ve ... ... ile birlikte, ..."ün talimatı ile ağaç çukuru açmak üzere çalışmaya başladıklarını, ..."ü tanımadığını, çalışmaya saat 08:00 civarında başladıklarını, kaza anına kadar işe devam ettiklerini, işveren ... tarafından dört kez kontrol edildiklerini, kaza oluşumu sırasında da işveren ..."ün de yanlarında bulunduğunu, ceza mahkemesinde kendilerine verilen kusuru saygıyla karşıladığını, kendisine yüklenen tazminatı kabul etmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; 633.999,54 TL maddi tazminatın 29/03/2000 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 18.000,00 TL manevi tazminatın 29/03/2000 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesinde; davalı ..."ün tarlasında fidan dikmek için çukur açma işi yapıldığı sırada davalılardan ..."ın kullandığı traktörün çıkarttığı toprakları temizlerken şafta takılarak yaralandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kusur nispetinde 2.000.000.000 TL maddi tazminatın, 20.000.000.000. TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 08.05.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebini 465.680,44 TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulü ile; 633.999,54 TL maddi tazminatın 29/03/2000 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK.’nun taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26/1 maddesinde “hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği” 176. ve devam maddelerinde ise “mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkanı sağlandığı" hüküm altına alınmıştır. Davacının ıslah dilekçesinde açıkça 465.680,44 TL maddi tazminat istediğini beyan etmiş olmasına rağmen, yerel mahkemenin 633.999,54 TL maddi tazminatın 29/03/2000 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olması hatalı olup, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının sunmuş olduğu ıslah dilekçesi dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalı ...’ün sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 2.226,90 TL harcın istek halinde davalı ..."e iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.