Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/264
Karar No: 2019/8534
Karar Tarihi: 19.09.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/264 Esas 2019/8534 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2018/264 E.  ,  2019/8534 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ...Ş. vekili avukat ... ... ile davacı vekili avukat ..."in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R
    Davacı, 1.1.2005 tarihli sözleşme gereğince davalı şirkette kaptan pilot olarak çalışmaya başladığını, davalının hiçbir haklı ve mücbir sebep göstermeden 5.2.2008 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 4/d maddesi gereğince sözleşmenin hitamından 15 gün evvel tarafların sözleşmenin fesih edildiğini bildirmemesi halinde sözleşmenin 12 ay uzatılmış sayılacağını, işten çıkmadan önce yan tazminatlar ile birlikte aylık net 7.715 EURO maaş aldığını,işten çıkarılırken ağır hakarete maruz kaldığını, kapıdan içeri alınmadığını, şahsi eşyalarını almak için odasına girmek istediğinde kabul edilmediğini, feshin haksız olduğunu, fesih tarihinden sonraki döneme ilişkin sözleşmeden kaynaklanan hakları olduğunu, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 EURO maddi ve 100.000 EURO manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsil anında hesaplanacak kur üzerinden davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminata ilişkin talebini 86.463,43 EURO’ya çıkarmıştır.
    Davalı, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, açılan davanın manevi tazminat yönünden kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının fesih nedeniyle yoksun kalınan kazanç, izin, kıdem ve ödenmeyen ücret alacağı olarak oluşan maddi tazminat 75.204,50 EURO ve 19.192,43 TL"nin 3095 sayılı Kanunun 4489 sayılı Kanunla Değişik 1. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından dönemde kısa vadeli reeskont kredilerine uygulanan faiz oranlarını geçmemek üzere Türk Lirası yönünden yasal faiz uygulanmasına, kabul edilen 75.204,50 EURO yönünden haksız fesih tarihi 05/02/2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı 4489 sayılı Kanun ile Değişik 4/a maddesi uyarınca Kamu Bankalarının dönemde EURO cinsinden açılan 1 yıl vadeli tevdiat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden 1"er yıl vadeler şeklinde basit usulde (3095 madde 3) temerrüt faizi uygulanmasına dair verilen kararın dairemizce 2014/8949 Esas ve 2015/915 Karar sayılı ilamı ile 22.01.2015 tarihinde, mahkemece, uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davacının aynı veya pek yakın koşullarda ne kadar süre içerisinde iş bulabileceği ve ne oranda kazanç sağlayabileceğinin tespiti ile davacının isteyebileceği yoksun kaldığı kazanç miktarı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ve esasen bozma kararında da bu husus vurgulandığı halde mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmadan davacının yeniden işe girdiği tarihe kadar kazançtan yoksun kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, 67.434,43-Euro"nun 08.02.2008 tarihinden itibaren 395 sayılı kanunun 4.a maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para alacaklarına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, ücret alacağı ve manevi tazminatla ilgili hükmün kesinleşmesi sebebiyle bu hususlarda yeniden karar tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya ve bozmaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davacı, eldeki dava ile davalıyla yaptıkları belirli süreli hizmet sözleşmesinin, süresinden önce davalı tarafından sona erdirilmiş olması nedeniyle, sözleşme süresinin sonuna kadar çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybı alacağını istemiş ve mahkemece bu alacağın hesaplanması için bilirkişiden alınan raporda; davacının subjektif durumu değerlendirilerek yeniden iş bulma süresi belirlenmiştir. Ancak yeniden iş bulma süresi her çalışan açısından ayrı ayrı içinde bulunduğu duruma dair belirlenecek kriterlere göre değil, objektif bir değerlendirme ile tespit edilmelidir. Bu sürenin belirlenmesinde davacı tarafın hizmet akdinin sona erme şekli ve sona erdirilme sebeplerindeki özel durumlar dikkate alınmamalıdır. Bu nedenle mahkemece, uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının mesleki vasıflarına göre aynı veya pek yakın koşullarda ne kadar süre içerisinde iş bulabileceği ve ne oranda kazanç sağlayabileceğinin tespiti ile davacının isteyebileceği yoksun kaldığı kazanç miktarı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının ağır suçlamalarla işten çıkarılmış olması üzerine daha uzun sürede tekrar işe girebileceğinin değerlendirilmesi sonucunda bulunan kazanç kaybına yönelik hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    3-Davacı ayrıca hizmet sözleşmesinden kaynaklanan maaş, yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı, manevi tazminat ve sözleşmenin süresi dolmadan feshedilmesi nedeniyle elde edilemeyen ücret alacağını da talep etmiştir. Yerel Mahkemece daha önce verilen karar, Dairemizin 22.01.2015 tarih, 2014/8949 Esas, 2015/915 Karar sayılı kararı ile bozularak davalının sair temyiz itirazları da reddedilmekle manevi tazminat, ihbar tazminatı ve ücret ile yıllık izin ücreti alacakları kararının kesinleşmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Uyulan bozma kararında vurgulandığı gibi, temyiz incelemesi sırasında bir kısım temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi ve bazı hususların bozma kararı dışında bırakılması halinde, temyiz istemi reddedilen hususlar yönünden kesin hüküm değil usuli kazanılmış hak doğmaktadır. Bu durumda bozma ilamı sonrasında mahkemece verilecek kararda temyiz dışı bırakılıp, usuli kazanılmış hak doğan hususlar bakımından kararın bütünlüğü ve infaz kabiliyeti yönünden eski hükmün aynen tekrarlanması ve bozma gereklerinin de yerine getirilmesi suretiyle infazı kabil bir karar verilmesine dikkat edilmelidir. Temyize konu, mahkemece verilen kararda eski hükmün manevi tazminat, ihbar tazminatı ve ücret ile yıllık izin ücreti alacakları yönünden aynen tekrarlanması ile bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması ve bozma gereklerinin de yerine getirilmesi suretiyle infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat ile ücret alacağı yönünden hüküm kurulmuşken, yıllık izin ücreti alacağı ve ihbar tazminatı yönünden bozma kararı sonrası yerel mahkemece yeniden hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının 2. ve 3. bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi