22. Hukuk Dairesi 2017/19105 E. , 2018/27685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı dava dilekçesinde, davalıya ait banka şubesinde 2007-2012 yılları arasında çalıştığım, sürekli olarak fazla mesai yaptığını ancak yapılan fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, düzensiz ve uzun mesai saatleri nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini İleri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, performans primi ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iş sözleşmesi ile her bankada olduğu gibi çalıştığını, davacının fesih sebebinin iddia olunduğu gibi düzensiz mesai saatleri olmayıp, girdiği sınav nedeniyle devlet memuru olabilme şartlarına sahip olduğu için kendi isteği ile ayrıldığım, bu hususta daha önce talepte bulunduğunu, iş akdini feshetme düşüncesinin altında devlet memuru olma düşüncesinin bulunduğunu, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, davacının İşe hazırlık için erken gelmesinin fazla çalışma sayılmayağı, davacının çalışmaya başladığından beri maaşının ve priminin düzenli yatırıldığını, alacak talebinin haksız olduğunu söyleyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamanıası durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu"nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; fazla mesai hesabı hususunda dinlenilen davacının tanıklarından ...’in davalıya karşı açmış olduğu davasının bulunduğu, diğer tanık ...’ın herhangi bir husumet kaydının bulunmadığı ancak tüm dönem davacı ile birlikte çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla mesai süresi hususunda husumeti bulunmayan tanık anlatıma itibar edilmesi gerekmektedir. Tanık ... ile davacının birlikte çalıştığı dönemler gözetilmek suretiyle, davacının sadece bu dönemler için fazla mesai yaptığının ispatlandığının kabulü gerekmekte olup tanık ...’ın çalıştığı süre ile sınırlı hesaplama yapılması gerekirken bu hususunun gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı vekili davaya karşı cevap dilekçesi sunmuş ve tüm duruşmalara da katılmış böylelikle davalı kendini usulüne uygun bir şekilde vekille temsil ettirmiştir. Buna rağmen gerekçeli kararda yer alan davalının duruşmalara katılmadığı ve cevap dilekçesi de sunmadığı şeklindeki gerekçe dosya kapsamına aykırı olup kararın bu yönü ile de bozulması gerekmektedir,
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.