Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3500
Karar No: 2020/5538
Karar Tarihi: 30.11.2020

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/3500 Esas 2020/5538 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı su bayiinin, davalı firmanın sözleşmeye aykırı davranarak, başka bir firmaya ait su satışı yaptığı ve sözleşme ihlallerine son verilmesi gerektiği ihtarnamelerle bildirildiği ancak ihlallerin devam etmesi nedeniyle 71.722,40 TL alacağı oluştuğunu iddia ederek 12.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği dava, davacının toplam alacağı açıkça belli olduğu için kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin bozma kararı sonrası yapılan incelemede, davacının talebinin açıkça belli olduğu aşikar olduğundan davasının tam olarak devam ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Sonrasında yapılan yargılama sonucunda, sözleşmedeki rekabet yasağı maddelerinin geçerli olmadığı ve davacının sözleşmeye aykırı olarak bölgede doğrudan veya yetkilendirdiği kişiler aracılığıyla mal satışı yaptığına dair delillerin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının tüm temyiz itirazları reddedilmiştir. Kanun maddeleri ise şöyledir: HMK'nun 109/2 ve 115/2 maddeleri, 6100 sayılı HMK'nun 109/2 maddesi, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. ve devamı maddeleri.
11. Hukuk Dairesi         2020/3500 E.  ,  2020/5538 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09.10.2018 tarih ve 2014/1033-2018/965 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, taraflar arasında 29.11.2001 tarihli su bayiliği sözleşmesi imzalandığını, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranarak dava dışı firmaya ait su satışı yaptığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalıya sözleşme ihlallerine derhal son vererek sözleşmeye uygun hareket etmesi hususunda ihtarnameler gönderildiğini ancak davalı tarafından ihlallerin devam etmesi nedeniyle toplam 71.722,40 TL alacağının oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 12.000 TL"nin 13.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bozma sonrası harcı tamamlayarak talebini 71.722,40 TL’ye yükseltmiştir.
    Davalı vekili, davacının toplam 71.722,40 TL alacağı olduğunu iddia edip 12.000 TL"lik kısım için kısmi dava açmasının 6100 sayılı HMK"nun 109/2 maddesine göre mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yürümemesine yol açan asıl sorunun, davacı tarafın bayilik bölgesinde doğrudan ya da verdiği temsilcilikler vasıtasıyla mal satışı yapması olduğunu, bu konunun sözleşmenin 4.maddesinde hüküm altına bağlandığı, davacı tarafından sözleşme hükmüne riayet etmeksizin toplu tüketim merkezlerinde, bölgede doğrudan ve verdiği temciliklerle perakende satış yaptığını, 13.07.2011 tarihinden sonra davalı tarafa hiçbir mal satışının yapılmadığını, asıl cezai şart ödemesi gereken tarafın davacı taraf olduğunu, diğer taraftan sözleşmenin 5/c ve 20.maddelerinde düzenlenen cezai şartların aynı konuda olup, mükerrer olarak yazıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, 6100 sayılı HMK"nun 109/2 maddesi gereğince alacak miktarının açıkça belli olması durumunda davacının kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 23/10/2013 tarih 2013/12634 esas 2013/16542 karar sayılı ilamı ile “ Davacı, dava dilekçesinde toplam 71.722,40 TL cezai şart alacağının oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan şimdilik 12.000 TL"nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. HMK."nun 109/2 maddesi “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz” hükmünü, HMK."nun 115/2 maddesi ise “Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından HMK"nın 115/2 maddesi uyarınca davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlatması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın usulden reddi isabetsizdir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşmeyi ihlal ettiğinden bahisle davacı tarafından öncelikle ihtarname göndererek ihlalin sona erdirilmesini talep ettiği, akabinde tazminat istemli olarak bu davayı açtığı, davalının ise cevabi ihtarnamesinde asıl davacının rekabet yasağına aykırı iş ve işlemler yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini, bayilik bölgesinde davacının bizzat veya yetkilendirdiği kişiler vasıtasıyla haksız bir şekilde su dağıtmaya başladığını bildirdiği, davacının sözlemede sağlayıcı firma konumunda olduğu, davalının ise, bayi-dağıtıcı konumunda olduğu, somut olayda davacının iddiasının "davalının rakip markalı ürün satışına başlamış olması ve yeteri kadar kendi ürününü satın almamış olmasına" dayandırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 7/A maddesinde bayinin başka firmalar ile su ticareti yapmasının yasaklandığı, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. ve devamı maddeler uyarınca "Rekabet etmeme yükümlülüğü" şartların somut olayda bulunmadığı, bu nedenle emredici düzenlemelere aykırı olarak konulduğu anlaşılan rekabet yasağı öngören sözleşmenin 7/A ve 7/C maddelerinin geçerli olmadığı, ayrıca toplanan tüm deliller uyarınca davacının bayilik sözleşmesine aykırı olarak davalının bayilik yaptığı bölgede doğrudan veya yetkilendirdiği başkaca kişiler vasıtasıyla satış yaptığı ve sözleşmeye asıl aykırılığın bu durumdan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle sözleşmenin davalının kusurundan kaynaklanan sebeplerden dolayı sona erdiğinin ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi