
Esas No: 2014/3665
Karar No: 2014/10830
Karar Tarihi: 02.07.2014
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/3665 Esas 2014/10830 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2012/142-2013/157
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesi ile; davaya konu işyerinde 902279 no.lu elektrik abonesi olduğunu, davalı kurum tarafından kaçak kullanım olmamasına rağmen kaçak tutanağı ve faturası düzenlendiğini iddia ederek, 902279 no.lu sözleşmeden kaynaklı böyle bir borcunun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu yerinde görülerek, davacının dava konusu faturalardan dolayı tahakkuk ettirilen 59.280,00 TL"lik borcun, 33.229,17 TL"lik kısmından dolayı borçlu olduğu, bunun dışındaki miktar yönünden ise borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı abonenin ödemesi gereken tüketim bedelinin KDV dahil olmak üzere toplam 33.229,17 TL olarak tespit edildiği belirtilmişse de davalı kurum tarafından fatura edilen 59.280,00 TL ile tespit edilen rakam arasındaki farkın hangi sebepten kaynaklandığı açıklanmamıştır. Bu halde hükme esas alınan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine uygun değildir.
O halde mahkemece; tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve anılan yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 29.12.2005 günlü 622 sayılı kararı çerçevesinde davacının borçlu olduğu miktarı belirlemek üzere konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, varılacak sonuç daireinde hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.