16. Hukuk Dairesi 2015/15156 E. , 2016/3440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat ....j geldiler. Gelenlerin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda .... Köyü çalışma alanında bulunan 192 ada 20 parsel sayılı 2.083,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz maliki kim olduğu bilinemediğinden fındıklık ve çalılık niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz, malikinin kim olduğu bilinemediğinden çalılık ve fındıklık niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın 1978 yılında babası tarafından üçüncü kişiden satın alınarak zilyet ve tasarruf edilmekte iken bilahare zilyetliğinin kendisine devredildiğini ve halen kendi zilyetliğinde olduğunu öne sürmüştür. Mahkemece davacının dayandığı satış senedinde yalnızca mevki isminin yazılı olduğu, senette geçen vergi kayıtlarının bulunamadığı böylece davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, çekişmeli taşınmazın öncesi tapusuz olup davacı eklemeli zilyetlik nedeniyle kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak eldeki davayı açmış, dava dilekçesinde keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık deliline de dayanmış, 21.01.2015 tarihli delil listesi ile tanıklarının isim ve adreslerini bildirmiştir. Mahkemece keşif yapılmamış, bilirkişi ve tanıklar dinlenmemiştir. Daha önce davacı tarafından açılıp, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte iken takip edilmediğinden dolayı açılmamış sayılmasına karar verilen dava sırasında yapılan keşif, zirai bilirkişinin refakate alınmamasından dolayı taşınmazın niteliğinin saptanması açısından yetersiz ise de; bu keşifte davacının delil olarak sunduğu, üçüncü kişi ile davacının babası arasında düzenlenen 1978 tarihli satış senedinde, satışa konu taşınmazın yalnızca mevkisi yazdığından dolayı çekişmeli taşınmaza ait olup olmadığının belirlenemediğine dair fen bilirkişi raporunun eldeki davada hükme esas alınması isabetsizdir. Yukarıda anlatıldığı üzere zilyetliğin her türlü delille ispatlanması mümkündür. O halde doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yansız yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin süresi, sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi heyetinden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerini açıklayacak ve çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, toprak yapısını değerlendiren denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmeli, fen bilirkişisinden uydu fotografı ile taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir kadastro paftasını çakıştırılmış haliyle gösterir harita ve rapor alınmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 1.350.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.