20. Hukuk Dairesi 2018/1777 E. , 2019/2158 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazın giriş katının ön cephesinde bulunan panjurlu iki ahşap pencereyi ve panjurlu ahşap kapıyı yıkarak yerine tavandan tabana kadar PVC malzeme ile pencere ve sürme kapı yaptığı, yapılan bu tadilatın hem onaylı mimari projeye hem de yönetim planına aykırılık teşkil ettiği belirtilerek davalının taşınmazında yaptığı projeye aykırılıkların giderilerek eski hale getirilmesi istenilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/138 Esas - 2013/2211 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne; ... ili ... ilçesi ... mevkii 322 ada 3 parsel 4 nolu bağımsız bölümün mimari proje ve yönetim planına aykırı yapılan 03/04/2013 ve 03/07/2013 havale tarihli fen bilirkişisi ve inşaat bilirkişisi raporları ile belirtilen ön cephede balkon hizasından bahçeye doğru 150X285cm boyutunda üzeri açık pergole olması gereken ancak kiremitle kaplanmış alan ile yine ön cephede bulunan bir adet terasa çıkış kapısı ve 3 adet pencere olması gerekirken PVC ile pencere ve sürme kapı şekline dönüştürülen alanın kal"ine, bu alanların mimari projesine uygun hale getirilmesine, KMK"nın 33. maddesi gereğince davalıya projeye aykırılıkları gidermesi için kararın kesinleşmesinden itibaren 30 gün süre verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2015/4282 Esas - 2015/5538 Karar sayılı ilamıyla “Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile özellikle dava konusu sitenin tapu kaydının incelenmesinden; dava konusu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu, Kat Mülkiyeti Kanunu"nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanunu"nun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca, sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığa Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiğinden görev de buna göre tespit edilmelidir. Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisna olup, özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler, asliye hukuk mahkemesinde görüleceğinden, mahkemece, genel hükümlere göre davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.” denilerek kararın bozulmasına hükmetmiştir.
Mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde; mahkemenin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve taraflardan birinin 6100 sayılı HMK"nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde talepte bulunması halinde görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, eski hale getirme istemine ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununa eklenen 66. ve devamı maddeleri uyarınca; toplu yapıyı oluşturan imar parselleri ve ortak yerlerin tapuda birbirleriyle bağlantıları sağlanmak suretiyle irtibatlandırılmaları gerekmekte olup, dosya kapsamı incelendiğinde, tapu kaydında "beyanlar" hanesinde toplu yapı kapsamında gösterilen parsellerin; imar planlarına işlenmiş ve birbirleri ile irtibatlandırılmış olmaları söz konusu değildir. Yalnızca yönetim planı değişikliği yapılmasının toplu yapıya geçildiğine kanıt olmayacağı, ortak yerlerin birbirleri ile irtibatlandırılıp vaziyet planlarına da tüm bu ayrıntıların işlenmesi gerekliliğinden hareketle; 634 sayılı Kanunun 66. ve diğer maddeleri anlamında dava konusu parselde toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmakla, dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 01/04/2019 günü oy birliği ile karar verildi.