10. Hukuk Dairesi 2015/18686 E. , 2017/3184 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
07.09.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında sigortalı olan ve prim borçlarını 6183 sayılı Yasanın 48. madde hükmü uyarınca yapılandırması üzerine 04.07.2012 tarihinden itibaren sağlık yardımlarından yararlandırılan davacı, yapılandırma kapsamında 29.06.2012, 27.07.2012, 30.07.2012 ve 03.09.2012 tarihlerinde 4 adet taksit ödemesi yapmış, ancak taksitlerin düzenli ödenmemesi üzerine yapılandırma iptal edilmiş; bilahare yeniden yapılan başvuru üzerine kurum tarafından prim borçları 6183 sayılı Yasanın 48. madde hükmü uyarınca yeniden yapılandırılmış ve yapılandırma kapsamında 23.05.2013, 25.06.2013, 29.07.2013 ve 11.09.2013 tarihlerinde 4 adet taksit ödemesi yapılıp, kalan taksitlerin ödenmemesi üzerine de yapılandırma ikinci kez iptal edilerek 04.07.2012-15.06.2013 tarihleri arası yersiz ödenen 5.926,76 TL sağlık gideri takibe konu yapılmıştır.
Sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarını düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 67’inci maddesi “Madde 67- (Değişik: 17/4/2008-5754/42 md.)
18 yaşını doldurmamış olan kişiler, tıbben başkasının bakımına muhtaç olan kişiler, trafik kazası halleri, acil haller, iş kazası ile meslek hastalığı halleri, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, madde bağımlılığı tedavisine yönelik sağlık hizmetleri, 63 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereğince sağlanan sağlık hizmetleri, 75 inci maddede sayılan afet ve savaş ile grev ve lokavt hali hariç olmak üzere sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanabilmek için;
a) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) ve (f) bentleri ile aynı maddenin onikinci, onüçüncü ve ondördüncü fıkraları hariç genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması,
b) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (g) bendine tabi olan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin aki bentte sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilerek tecil ve taksitlendirmeleri devam edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması,
c) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (d) bentlerine tabi olan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yukarıdaki bentlerde sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması,
d) (Ek: 13/2/2011-6111/36 md.) 60 ıncı maddenin yedinci fıkrasına göre genel sağlık sigortalısı sayılanlar, (c) bendinde sayılan şartlarla birlikte, bir öğretim dönemine ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin tamamını öğrenim gördükleri üniversitenin öğrenim dönemi başından itibaren bir ay içinde ödemeleri, şarttır….” Hükmünü içermekte olup; anılan maddenin birinci fıkrasının b alt bendi hükmü uyarınca, 4/1-b sigortalısı olan davacının, sağlık hizmet sunucusuna başvurduğu tarihlerde ve yersiz sağlık gideri döneminde, prim borçlarının Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci madde hükmü kapsamındaki tecil ve taksitlendirmelerinin devam ettiğinin anlaşılması karşısında, yapılandırma dönemindeki davaya konu sağlık harcamalarının istirdatı mümkün değildir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.