
Esas No: 2012/6064
Karar No: 2013/638
Karar Tarihi: 07.02.2013
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/6064 Esas 2013/638 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi bulunan davalının, genel kurul kararı gereğince 01.....2008 tarihinde ödemesi gereken ....500,00 TL aidat alacağı ile ....027,00 TL işleşmiş faiz olmak üzere toplam ....527,00 TL"yi ödemediğini ileri sürerek, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, dairesini üçüncü kişiye satarak, kooperatiften istifa ettiğini, davacıya aidat borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının konutunu satmasına rağmen üyeliğini devretmediği, eşitlik ilkesi gereğince davalının kooperatife karşı parasal yükümlülüğünün devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
...) Dava, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı ortak aleyhine, davacı kooperatifçe girişilen ... takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte olan HUMK’nın .../.... maddesine göre mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Anılan kanunun .... maddesinde sulh hukuk mahkemesinde hangi dava ve işlerin görüleceği düzenlenmiş olup, son fıkrada ise bu ve diğer kanunların sulh mahkemesi veya hâkimlerini görevlendirdiği dava ve işlere de Sulh Hukuk Mahkemesince bakılacağı öngörülmüştür. Buna göre, bir davanın Sulh Hukuk Mahkemesi"nde görülebilmesi için yasada açık bir düzenleme olması gerekmektedir.
Somut olayda ise, davalı salt ödeme ve benzeri nedenlerle borçlu olmadığını değil, davalı istifa sebebiyle davalı kooperatifin ortağı olmadığından aidat bedellerinden sorumlu olmayacağını savunduğuna göre, davalının borçlu olup olmadığı ve borcun miktarı, ortak olup olmadığının tespitine bağlıdır. Üye olup olmadığı çekişmeli olan davalının hukuki durumun belirlenmesine yönelik bu dava, malvarlığı hukukuna ilişkin bir dava kapsamında görülemeyeceğinden, görev hususunun parasal değere göre belirlenmesi de mümkün bulunmamaktadır. Buna göre, kooperatif ortağı olunup olunmadığının belirlenmesine bağlı bir davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceğine dair bir düzenleme mevcut olmadığından, somut olayda, davayı yürütme görevinin asıl görevli mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesi"nin görevine girdiğinin kabulü ile mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmek suretiyle yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
...) Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.