14. Hukuk Dairesi 2014/17057 E. , 2015/2255 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.11.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine dair verilen 10.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davalının temyizi üzerine Dairemizce "...Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, davalı vekilinin, davacının paydaşı bulunduğu 1105, 1130, 1136, 1553, 1682, 1690, 1861, 1871, 1877, 1934 parsel sayılı taşınmazlara ve tarımsal niteliği bulunmayan 1086 parsel sayılı taşınmaza yönelik sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Dava konusu 1513, 1619 ve 1795 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi 5578 sayılı Kanunla değiştirilerek satış vaadi sözleşmesine konu 1513, 1619 ve 1795 parsel sayılı taşınmazların belirlenen tarımsal niteliğinin ... Bakanlığı ... veya ... Müdürlüğünden sorulup görüşü alındıktan sonra tescilin mümkün olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 1105, 1130, 1934, 1553, 1877, 1690, 1861, 1682, 1871, 1136 ve 1086 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ... adına kayıtlı 3/54 "er payların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline,
Davaya konu aynı yer 1176, 1796, 1138, 1178, 1513, 1619, 1795, 1876 ve 190 sayılı parsellerle ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu 1176, 1796, 1138, 1178, 1876 ve 190 sayılı parsellerin dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu, davalılarla bir ilgisi olmadığından talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından 1105, 1130 ve 1136 sayılı parsellerde davalının 3/54 payının iptaline yönelik davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-1086 sayılı parselde davalının 1/12 payı olduğu halde 3/54 payının iptaline karar verilmesi,
3-Dava konusu 1934 sayılı parsel dava sırasında davacı adına kayıtlı ise de 1877, 1682, 1553, 1690 ve 1861 parsel sayılı taşınmazların yargılamanın devamı sırasında dava dışı kişilere satış yoluyla devredildiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK"nın 125. maddesi uyarınca davacıya seçimlik hakkının hatırlatılması gerekirken bu husus gözetilmeksizin davaya devam olunarak hüküm kurulması,
4-Dava konusu 1871 ve 1795 sayılı parsel sayılı taşınmazların satış vaadi sözleşmesine konu olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
5-Ayrıca 1513 ve 1619 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 5578 sayılı Kanunla değiştirilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların üçüncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği hükmü mevcutken, 5403 sayılı Kanunun 8. maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikle "Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez. ... taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi arttırılamaz...." şeklinde düzenleme yapıldığından artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hale gelmiştir.
Bu itibarla mahkemece 1513 ve 1619 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu parseller yönünden de davanın reddi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) no"lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.