Abaküs Yazılım
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/12924
Karar No: 2014/973

a Sanık hakkında - Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/12924 Esas 2014/973 Karar Sayılı İlamı

10. Ceza Dairesi         2013/12924 E.  ,  2014/973 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
    Suçlar: : a) Sanık ... hakkında: Suç işlemek için örgüt kurma ve suç işlemek için kurulmuş örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ihraç etme
    b) Sanık ... hakkında: Suç işlemek için kurulan örgüte üye olma ve suç işlemek için kurulmuş örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ihraç etme
    c) Sanıklar ... ve ... hakkında: Suç işlemek için kurulan örgüte üye olma ve suç işlemek için kurulmuş örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma
    Hüküm : Mahkûmiyet
    b) Sanık ... hakkındaki hükümlerin bozulması

    Temyiz incelemesi, müdafilerinin isteği üzerine sanıklar ..., ... ve ... hakkında duruşmalı, duruşma talebinde bulunmayan diğer sanık ... hakkında duruşmasız olarak yapıldı.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
    A) Sanık ... hakkında "suç işlemek için örgüt kurma", sanıklar ... ve ... hakkında "suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
    Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    5237 sayılı TCK"nın 7. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanıklar aleyhine sonuç doğuran aynı Kanun"un 58. maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince sanıkların cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezalarının infazından sonra "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verilmesi,
    Yasaya aykırı, sanıkların müdafileri ve sanık ..."ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK"nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan; TCK’nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Başkan Vekili ..."nın karşı oyu ve oy çokluğuyla,
    B) Sanıklar ... ve ... hakkında "suç işlemek için kurulan örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ihraç etme" suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
    1) Sanıkların 27.08.2004 tarihinde "uyuşturucu madde ihraç etme" ve 19.10.2004 tarihinde "satmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçlarını aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlemeleri nedeniyle bunların "zincirleme suç" oluşturduğu, 19.10.2004 tarihinde işlenen "satmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün 28.06.2007 tarihinde kesinleştiği dikkate alınarak; daha ağır sonuç doğuran "uyuşturucu madde ihraç etme" suçu esas alınarak ve TCK"nın 43. maddesi uyarınca artırma da yapılarak cezalar belirlendikten sonra, kesinleşen hükümle 10"ar yıl hapis ve 15000"er TL adlî para cezası verilmiş olduğu gözetilip, belirlenen cezalara ulaşılacak kadar ek cezalara hükmolunması gerekirken, sanıkların eylemlerinin sadece "uyuşturucu madde ihraç etme" suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan hüküm kurulması ve kesinleşen hükümdeki cezaların mahsubuna karar verilmesi,
    2) TCK"nın 188. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 6000"er gün olarak belirlenen temel gün adli para cezalarının TCK"nın 188. maddesinin 5. fıkrası gereğince artırılarak 9000"er gün olarak belirlendikten sonra, TCK"nın 62. maddesi uyarınca altıda bir oranında indirim yapılması sonucu sanıklar hakkındaki para cezasının 7500"er gün yerine 3750"şer gün olarak hesaplanması nedeniyle eksik para cezasına hükmolunması,
    Karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiriler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların müdafileri ve sanık ..."ın yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, hükmedilen hapis cezalarının miktarı ile tutuklu kaldığı süreye göre sanık ... hakkındaki salıverilme isteği ile koşullarında bir değişiklik olmadığından sanık ... hakkındaki yakalama emrinin kaldırılması talebinin reddine; Başkan Vekili ..."nın karşı oyu ve oy çokluğuyla,
    C) Sanık ... hakkında "suç işlemek için kurulan örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
    Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ve duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, hükmedilen ceza miktarı ile tutuklu kaldığı süreye göre sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine; Başkan Vekili ..."nın karşı oyu ve oy çokluğuyla,
    D) Sanık ... hakkında;
    1- "Suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
    Sanığın, suç işlemek için oluşturulan herhangi bir örgüte üye olduğuna ilişkin, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında bu suçtan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümün BOZULMASINA,
    2- "Suç işlemek için kurulan örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
    Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    (1) numaralı bozma nedenine göre, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 188. maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümün BOZULMASINA,
    Bozma sebebi ile tutuklama tarihine göre sanığın her iki suçtan SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına, oybirliğiyle,
    13.02.2014 tarihinde karar verildi.
    TEFHİM TUTANAĞI: 13.02.2014 gününde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ... ve sanık ... müdafii Avukat ..."nın yüzlerine karşı, sanık ... müdafii Avukat ..."ın yokluğunda 13.02.2014 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.

    KARŞI OY GEREKÇESİ
    (Sanıklar ..., ... ve ... hakkında)

    5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; en az üç kişinin devamlı olarak suç işlemek amacı etrafında fiilen birleşmesi, bu kişiler arasında gevşek veya sıkı şekilde hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, yapılanmanın niteliği ile üye sayısı ve araçların amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması, işlenmesi öngörülen suçların konu ve mağdur yönünden somutlaştırılmasının mümkün bulunması, hiyerarşik ilişkiden dolayı oluşumun mensupları üzerinde hakimiyet kuran ve korku oluşturan bir güç kaynağı niteliğini taşıması gerekir.
    Örgütün varlığı için suç işlemek amacı etrafında soyut değil fiilî birleşme gereklidir. Örgüt, niteliği itibarıyla devamlılık arz eder. Örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur yönünden somutlaştırılması mümkündür, ancak zorunlu değildir.
    Suç işlemek için örgüt kurma, bir somut tehlike suçudur. Bu tür bir örgüt, toplum düzeni ile kamu güvenliği ve barışını tehlikeye sokar. Kamu güvenliği ve barışının bozulması ise, bireylerin güvenli ve barış içinde yaşama haklarını zedeler.
    Kişilerin belli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi hâlinde, örgüt değil, iştirak ilişkisi mevcuttur. İştirak durumunda suç ortaklarının, işlemeyi amaçladıkları suçu konu ve mağdur bakımından somutlaştırmaları gereklidir.
    Belirtilen unsurları taşımayan basit oluşumlar örgüt olarak kabul edilemez.
    Somut olayda, sanıkların suç işleme iradelerinde devamlılık ve aralarında hiyerarşik ilişki bulunduğunu, yapılanmanın mensupları arasında hâkimiyet ve korku oluşturacak boyutta bir güç kaynağı oluşturduğunu ve kanunun amaçladığı ölçüde toplum düzeni ile kamu güvenliği ve barışını tehlikeye soktuğunu kabule elverişli delil mevcut değildir. Sanıklar arasında sadece iştirak ilişkisi bulunmaktadır.
    Açıklanan durumlara göre;
    a) Unsurlarının oluşmadığı dikkate alınmadan, sanık ... hakkında "suç işlemek için örgüt kurma", sanıklar Nazif ve Erdal hakkında ise "suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" suçundan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
    b) Sanıklar... ve ..."in "uyuşturucu madde ihraç etme", sanık ..."ın ise "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu "suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediklerinin sabit olmadığı" gözetilmeden, sanıkların bu suçlarla ilgili cezalarının TCK"nın 188. maddesinin beşinci fıkrası gereğince artırılması
    Yasaya aykırıdır.
    Belirtilen nedenlerle ve saptanan diğer aykırılıklardan dolayı, sanıklar hakkındaki hükümlerin "bozulması" gerektiği kanısını taşıdığımdan, "düzeltilerek onama, eleştirilerek onama ve onama" yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 13.02.2014





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi