
Esas No: 2012/5852
Karar No: 2013/554
Karar Tarihi: 05.02.2013
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/5852 Esas 2013/554 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin arsa sahipleri ile yaptığı sözleşme uyarınca toplam 44 konut ürettiğini, ... adedini davalının da aralarında bulunduğu ortaklarına dağıttığını, davalının, ortaklığı devam ederken kendisine ... numaralı dairenin tahsis edildiğini, ....06.2004 tarihli genel kurul öncesinde inşaatın bitirilmesi hususunda görüşmeler yapıldığını, kararlaştırılan ödentiler karşılığında tapu devirlerinin yapıldığını, o tarihteki yönetimce başka ödentiler talep edilmeyeceği yönünde ibranameler verildiğini, davalının da ....500,00 TL karşılığı senet verdikten sonra istifa ettiğini, ortakların yapması öngörülen ödentilerin miktar ve değerlerinin anılan genel kurulda onaylandığını, oysa ki kooperatifin borçlarının olduğunu, kesin hesap çıkarılmadığını, ........2004 tarihli olağanüstü genel kurulda ayrılan ortakların ödemesi gerekli ödentilerin tespit edildiğini, ibranamenin danışıklı olduğunu, istifanın yükümlülüklerden kaçma amacını taşıdığını ileri sürerek, ....990,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm borçları ödediğini, sonrasında, tapuda taşınmaz mülkiyetinin devredildiğini, son taksitin de ödendiğini, tüm borçlarından ibra edildiğini, ibranın genel kurul tarafından onandığını, bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ibrasına ilişkin ....06.2004 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, ortaklığının devam ettiği, buna rağmen başka kişilerin kooperatif ortağı olarak kaydedilmeleri ve bu kişilerin katılımı ile yapılan, dava konusu alacağın dayandığı ........2004 tarihli genel kurulun yok hükmünde olduğu, istifa eden ortakların katılımı ile yapılacak genel kurulda çözüm aranması gerektiği, yok hükmünde sayılan genel kurulda ihdas edilen borçların davalıyı ilzam etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekil temyiz etmiştir.
Dava, ........2004 tarihli genel kurul kararı uyarınca belirlenen aidat borcunun tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, aidat alacağının dayanağını oluşturan genel kurul kararının yok hükmünde olduğu belirtilmiş ise de, davacı kooperatifin dava konusu borcun temelini oluşturan ........2004 tarihli genel kurul kararı ile takip eden diğer genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak görülen davanın karar tarihi itibariyle kesinleşmediği anlaşıldığından, bu davanın sonucu beklenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Bu durumda, genel kurul iptal davasının sonucunun beklenmesi, genel kurul kararının yoklukla malül olmadığının tespitine karar verilmesi halinde; mahkemece davacı kooperatifin tüm kayıt, defter, belge ve dayanakları üzerinde uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılarak, ........2004 tarihli genel kurul toplantısında ayrılanlar dahil her bir ortağın ........2004 tarihinden itibaren ... aylık eşit taksitlerle toplam ....000,00 TL ödenmesine ilişkin ... numaralı gündem maddesi görüşülerek alınan karara konu borcun kaynağının belirlenmesi ve bu ödemeyi gerekli kılan borcun davalının ortaklıktan ayrılmasından önceki döneme ait olması halinde, davalının davacı kooperatife ödediği anlaşılan ....500,00 TL"nin ........2004 tarihine taşınarak güncellenmesinden sonra dahi kooperatif borçlarından dolayı payına isabet eden bakiye borcunun kalıp kalmadığının irdelenip, taraflar arasında düzenlenen ibranamenin davalı ortağın kooperatif borcundan dolayı ödenmesi gereken payını hakkaniyet ve eşitlik ilkesine göre yansıtıp yansıtmadığının ve ayrılan ortakların ibranameye konu ödemeler dışında kooperatife borçlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra davalının davacı kooperatife borcunun olup olmadığı ve varsa miktarı saptanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.