10. Hukuk Dairesi 2016/17833 E. , 2017/2878 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada mahkemece ilk kez verilen 12.04.2012 tarihli karar, Dairemizin bozma ilamı ile “Davacının 3308 sayılı Yasa kapsamında mesleki eğitim görenler kapsamında olabileceği ve bu durumda da üretime yönelik olarak çalışmaların varlığı ispatlanırsa hizmet akdine dayalı ve tüm sigorta kollarına tabi çalışma olarak nitelendirilebilmesinin mümkün olduğu belirtilerek, davacının çalışmasının fiili olup olmadığı ve gerçekliği hususunda ise askere gidiş tarihinden önce ve askerden döndükten sonra hayatın olağan akışı içerisinde makul sürelerde çalışmayacağı hususu gözetilmeli, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama aşamasında dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı kapasite ve niteliği nazara alınmalı, eldeki davada olduğu gibi dinlenen bordrolu tanıkların beyanları arasındaki belirgin çelişkinin giderilmesi” gereğine işaret edilerek, bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mükün değildir.
Mahkemece, öncelikle davalı işyerinin 01.11.2000 tarihi itibari ile Kanun kapsamına alındığı dikate alınarak işverenin veya ustası olduğu anlaşılan ...’ın vergi kayıtları irdelenmeli, bu kapsamda işyerinin faal olup olmadığı hususu belirlenmelidir. Diğer taraftan, bozma sonrası yapılan araştırma ile davacının çalıştığını iddia ettiği ... Unlu Mamülleri işyerine komşu olan işyerlerinin usulünce tespit edilmesine rağmen burada çalışan komşu tanıklarının beyanlarına başvurulmaması isabetsiz olup, öncelikle ilk bozmamız çerçevesinde davalı işyerinde uyuşmazlık konusu dönemin tamamında bordrolu olarak çalıştığı tespit edilebilen tanıkların araştırılması ile bu kişilerin beyanlarına başvurulması, devamında komşu tanıkların beyanlarının da alınması suretiyle tüm deliller toplanmalı, yine resen araştırma ilkeleri çerçevesinde davacının pastane işyerinde çalışma iddiası karşısında işyeri bazında Halk Sağlığı Müdürlüklerince davacının ve diğer çalışanların ve işyerinin denetimlerine ait kayıtlar ile periyodik portör muayenelerinin yaptırılıp yaptırılmadığı hususu da sorulmalı, davacının doğum tarihinin 25.05.1984 olmasına göre; 506 sayılı Yasanın 60/G maddesinde yer alan, “18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil edilir.” düzenlemesi de dikkate alınmak suretiyle tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Unlu Mamülleri Gıda Turizm Tic. Ltd. Şti."ne iadesine, 04.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.