
Esas No: 2014/36887
Karar No: 2016/782
Karar Tarihi: 19.01.2016
Hırsızlık - işyeri dokunulmazlığının ihlali - Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2014/36887 Esas 2016/782 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 2008/9-7 esas, 2008/56 sayılı kararında yer alan değerlendirmeye göre; Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesinde atanmış müdafiin görevinin sona ermesi düzenlenmiştir. Buna göre; atanmış müdafi veya vekilin görevi; kovuşturma evresinde, yargılamanın yapıldığı il veya ilçe dışında yargılamayı gerektirir görevsizlik veya yetkisizlik kararı, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesi ya da davanın nakline karar verilmesi, müdafi, vekil veya kendisine müdafi ya da vekil görevlendirilen kişinin ölmesi ve kişinin kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi hallerinde sona erer. Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında “Müdafi veya vekilin mesleği bırakması ya da kanunî engellerle davadan çekilmesi hâlinde, baro tarafından yeni bir müdafi veya vekil görevlendirilir.” hükmüne yer verilmiş; yine Yönetmeliğin 6. maddesinin 5. fıkrasındaki düzenleme; "Dosyada görevli müdafi veya vekilin, istinaf veya temyiz kanun yolu muhakemesinde yapılacak duruşmaya katılmayacağını bildirmesi durumunda, zorunlu müdafi veya vekil gerektiren hallerde görevlendirme, kanun yolu incelemesini yapacak mahkeme tarafından o yer barosundan istenir." şeklindedir. Gerek bu madde, gerekse Yönetmeliğin 7. maddesindeki; "müdafiin görevi kovuşturma evresinde; yargılamanın yapıldığı il veya ilçe dışında yargılamayı gerektirir görevsizlik veya yetkisizlik kararı, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesi ya da davanın nakline karar verilmesi halinde sona erer." biçimindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; zorunlu müdafiin herhangi bir aşamada, "görevli olduğu il veya ilçe dışına çıkma mecburiyetinin bulunmadığı" sonucuna varılabilir. Somut olayda; kovuşturma evresinin başında 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklara 5271 sayılı CMK"nın 150/2. maddesi gereğince atanan zorunlu müdafii Av. ...’nin görev yapmakla mükellef tutulduğu alan, bulunduğu... ilçesi sınırlarıdır. Bununla birlikte, zorunlu müdafi isterse, ... Çocuk Mahkemesindeki duruşmaya da katılabilir, ama istemezse katılmak zorunda değildir. Nitekim, görevin hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği açıkça düzenlenmesi karşısında, müdafiinin verilmiş bulunan hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulmasının gerektiği durumlarda, bu başvuruları yapmak zorundadır. Görevli zorunlu müdafii Av. ...’ye duruşma gününün tebliği ile duruşmaya katılmayacağını bildirmesi halinde Baro’dan yeni bir müdafi tayini istenmesi ve onunla yargılamaya devam edilmesi ya da suça sürüklenen çocukların 18 yaşını ikmal ettikleri durumda beyanlarına başvurularak CMK"nın 149/1 ve 150/1 maddeleri gereğince müdafi tayin edilmesini isteyip istemedikleri sorulmadan yargılama yapılıp hüküm verildiğinden; suça sürüklenen çocukların zorunlu müdafii Av. ...’ye gerekçeli kararın tebliği ile kanunî engel dolayısıyla davadan çekilmesi hâlinde, Baro tarafından yeni bir müdafi görevlendirilmesi sağlanarak gerekçeli kararın tebliği, zorunlu müdafii Av. ... ya da Baro tarafından görevlendirilen müdafi tarafından hükmün temyiz edilmesi durumunda, gerekçeli kararın tebliğine ilişkin belge ve sunarlar ise temyiz dilekçesi de eklendikten ve bununla ilgili ek tebliğname düzenlenmesini takiben incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.